Yüksek Lisans Ve Doktora Yapmanın Günümüzde Ehemmiyeti Nedir?

Paylaşın:

YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA YAPMANIN GÜNÜMÜZDE EHEMMİYETİ NEDİR?

Bu yazıda doktora ve yüksek lisans yapmanın günümüzde ne neden ve ne kadar önemli olduğunu ele almaya çalışacağız.

Kanaatimce meselenin ilk yönüyle değerlendirmek bizlere daha geniş bir bakış açısı sunacaktır. Bir yönüyle İslam medeniyetinin zirvede olduğu çağlarda ilmin nasıl ve ne şekilde yapıldığı araştırılması gereken en mühim noktalardan bir tanesidir. Bu konunun böyle önemli bir nokta arz etmesinin temel sebebi İslam medeniyetinin içerisinden çıkmış olan birçok alim ve bilginin günümüz ilmi birikimlerinin temellerini atmış olmasıdır. Bugün dünyaya bilim üreten birçok ülkenin bilim insanları ilmi temellerini o zamandan almışlardır. Yani bugünün bilim dünyasının tam anlamıyla anlamak ve anlamlandırmak için beslendiği kaynağı ve çıkış noktasını çok iyi analiz etmek gerekir.

İşte bilim dünyasının her alanında ürünler vermiş birçok İslam aliminin de ürünleri bizler açısından hem dün ne oldu hem de bugün nasıl oluyor diye anlamak için çok büyük önem taşımaktadır.

Ayrıca inançları olan her insan gibi bizler edebiyatı, sanatı ve tabi ki en önemlisi bilim çalışmalarını yüce bir gaye ve yüce bir hedef uğruna ve için yapıyoruz, yapmalıyız. Bu noktada yine en güzel başvurulacak kaynaklar yine cihan şümul bir medeniyet olan İslam medeniyetidir. Dünyevi birçok bilim alanında ürünler verip icatlar yapmış ilim insanların bu çalışmalarını dini ve inançsal temellere dayandırmış ve dini kaynaklardan kendilerine emredilen iyi insan olmak, faydalı insan olmak görevini bilim üreterek yapmaya çalışmışlardır. Yaptıkları bilimsel çalışmaları ilahi bir emrin kendilerine verdikleri bir görev olduğunu belirtmişler.

Şimdi yukarıda bahsettiğimiz mesele üzerinde dünya bilim mirasına çalışmalar yapmış İslami bilginlerin kendi sözlerinden örnek verelim;

İbn-i Haldun: İlme yasak koyanlar veya insanları yalanla meşgul edenler, aklın ve insanlığın en büyük düşmanlarıdır.

Biruni: “Benim bilimle uğraşma sebebim Ali İmran Suresi 191. ayettir”

Ali İmran Suresi 191.Ayet: Diyanet İşleri (3/ÂLİ İMRÂN-191: Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru” derler.) / Abdulbaki Gölpınarlı (3/ÂLİ İMRÂN-191: Onlar, Allah’ı ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken anarlar ve göklerle yeryüzünün yaratılışını düşünürler de Rabbimiz derler, bunları boş yere yaratmadın, noksan sıfatlardan arısın sen, koru bizi ateşin azâbından.)

Bilimsel çalışmalarımız konusunda ki bir diğer nokta ise; Günümüzde ülkemizde verilmekte olan eğitim sürelerinin çok olmasına karşı içeriğinde ki kalite ve doygunluk son derece düşüktür. Bu açıdan bakıldığında lisan eğitimini tamamlayan birisi tam anlamıyla eğitim aldığı bilim dalı ve mesleki becerisinde profesyonelleşmiş sayılamaz. Bundan mütevellit eğer isteniyorsa ki çağın bilimsel zirvesine çıkmak ve ona yön vermek bunun için yüksek lisan ve doktora hatta doktora sonrası ilmi çalışmalar kesinlikle gereklidir. Günümüz otoriteleri de bunu kesin bir dille kabul etmiştir. Geçmiş yüzyıllarda ki bilime yön veren alim ve bilim insanlarına bakıldığında onlarda bugün ki isim ve anlamlarıyla olmasa bile içerik ve çalışma olarak aynı sayılabilecek şekilde bir ömür boyunca çalışmışlar ve ancak öyle bir ürün ortaya koyabilmişlerdir.

Son olarak eğer bu meseleye inancımız açısından bakacak olursa yaratıcımız bizlerle iletişim kurduğu kitabının birçok yerinde ilim tahsil etmek, öğretmek ve okumak ile ilgili birçok emirler vermektedir. Öte yandaş peygamber efendimiz(s.a.v) hem yaşadığı çağda hem de çağlar aşan bir dille ilmi ve alimi yüceltmiş ve övmüştür. Hem kitaptan hem de hadislerden örnek vererek bu meseleyi daha net ve güzel açıklamış oluruz.

İlim yolunu tutana, Allahü teâlâ Cennet yolunu açar.(Tirmizi)

İlimden bir mesele öğrenmek, dünyadaki her şeyden kıymetlidir.( Taberani)

 Eğer bilmezseniz, bilenlerden sorun! buyuruldu. (Nahl 43)

Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için de sebeplere yapışmak, bir âlimin gösterdiği yolda gitmek gerekir. Kur’an-ı kerimde mealen (Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve Onun rızasına kavuşmak için, vesile arayınız!) buyuruluyor. (Maide 35)

Boş vaktini ilme harcayan kurtulur.(İ. Maverdi)

De ki, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bilen elbette kıymetlidir.(Zümer ayet suresi ayet 9)

  Şahin ALTINTAŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir