Yeni Fetihlere İhtiyaç Var!

Paylaşın:

Bugün 29 Mayıs 2020. Çağ açıp çağ kapatan, peygamber övgüsüne mazhar olunan, binlerce yıllık Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan İstanbul’un Fethi’nin 567. yıl dönümü.  İstanbul’un fethini kutlamak ve Fatih Sultan Mehmet’i rahmetle anmanın yanında, bu tarihi günde kendi payımıza düşen hisseyi alarak bugünün muhasebesinin yapılması gerektiğine inanıyorum. Bu yazımda bir fert olarak kendi bakış açımla toplumumuza bakmaya ve bugünün muhasebesine değinmeye çalışacağım.

Ecdadımızın izinde bu çağda da yeni fetihlere ihtiyaç var.  Ürünlerini, eserlerini, etkilerini ve izleri yüzyıllarca sürdürmüş Türk-İslam medeniyetinin yeniden tesisi için yeni fetihler gereklidir.  Âleme nizam verecek, dünyayı ve insanlığı yeniden İslam’la, yeniden Türk-İslam medeniyeti ile buluşturacak bir fetih. Tabi ki böyle fethin gerçekleşmesi için öncelikle uygun zemini hazırlamak gerekir. Temeli sağlam olmayan bir bina çok geçmeden yıkılacaktır. Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Bizim temelimiz sağlam mıdır?

Batı medeniyetinin etkileri toplumun hemen her kesiminde hissedilir hale gelmiş, kendi medeniyetine, kendi inancına, kendi kültürüne, kendi diline, kendi tarihine yabancılaşmış bir toplumun yeni fetihleri mümkün müdür? Bu soruyu sorarken biz bu toplumun neresindeyiz, bizim ahvalimiz nasıldır, toplumun bir ferdi olarak bizler de kendi nefsimize sormamız gerekiyor.

Toplumumuzun en önemli yapı taşı olan gençliğimiz ve çocuklarımız her geçen gün bataklığın daha da dibine doğru gitmekte. Sosyal medyada binlerce izlenme alan bir video geçen günlerde dikkatimi çekmişti. Belki buna benzer birçok örnek var ancak durumun vahameti açısından paylaşma gereği duyuyorum. Mikrofonu uzatan kişi 13-14 yaşlarında iki çocuğa Kevser Suresi’ni sorduğunda çocukların rap şarkı söylemeye başlaması ve bir süre söyledikten sonra çocuklardan birinin diğerine alaycı bir tavırla “Besmele çekmeyi unuttuk” demesi, içler acısı bir durumu gözler önüne seriyor. Belki tekil bir örnek ancak çocuklarımızın birçoğunda dini inançlarımıza, dini değerlerimize karşı bilinçsizlik, bilgisizlik hatta daha da kötüsü alaycı bir tavır olduğu için, bu konu dikkat edilmesi ve üzerine uzun uzun düşünülmesi gereken bir konudur. 

Binlerce yıllık şanlı bir tarihe, kültüre sahip kutsal bir mirası sahiplenecek olan gençliğimiz ve çocuklarımız günün neredeyse tamamını sosyal hayattan, ailesinden, toplumundan, kültüründen, inancından uzak bir şekilde ahlaksızlıkla, inançsızlıkla çepeçevre sarılmış, Batı’nın kirli yüzünün yansıması olan sosyal medya uygulamalarında geçiriyor. Gençlerimiz, çocuklarımız zehirleniyor. Ahlaksızlık moda olarak yansıtılıyor. Ateizm, deizm gibi fikirler gençlerimizde giderek yaygınlaşıyor. Cinsiyetsizlik, eşcinsellik ve zina artık yadırganmayacak, çok normal bir durum gibi algılanıyor. Toplumumuzun temeli sarsılıyor. İslam dünyasının ümidi ve umudu olan Türk gençliği her geçen gün daha fazla karanlığa gidiyor. Yukarıda verdiğimiz örnekte belki sadece iki çocuğu görebildik ve onların tepkisine şahit olabildik. Ancak bunun gibi olan belki de milyonlarca çocuğumuzun ve gencimizin üzerinde bizlerin de toplumun bir ferdi olarak sorumluluğumuz var. Evet yeni fetihlere ihtiyaç var.

Vesselam.

Mehmet ÖZTÜRK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir