Ülkemizin Çevre İle İmtihani Ve Kanal İstanbul

0
19
views

Ülkemizin Çevre İle İmtihani Ve Kanal İstanbul

Bir ülke meselesini ‘ifrat’ve ‘tefrit’ boyutuna taşımadan konuşamıyoruz. Birimizin ‘ak’ dediğine diğeri rahatça ‘kara’ diyebiliyor. Hal böyle olunca en temel sorunlar bile çözümsüz kalıyor ya da çözülmesi uzun zaman alıyor. ‘Kanal İstanbul’ olayına geçmeden önce ülkemizin çevre ile imtihanına kısa bir göz atmakta fayda var. Zira şahsım olarak bu projeden tedirginliğim çevre boyutuyla alakalı. Diğer sorunlar, ilgili kuruluşların ve bilim adamlarının bileceği bir iştir.

Ülkemizde giderek gemlenemez hale gelen rant arayışı, maliyetsiz servet edinme çabası, gayrı menkul yağmacılığı ve ahlaksızlığı ürkütücü boyutlara ulaşmış durumda. Bundan herkes rahatsız ama tüm bunların cezbedici birer model oluşu karşısında karşı koyabilecek irade kimsede mevcut değil.

Bu yağma zihniyetinin ortaya çıkardığı talan ve başıbozukluk uzun vadede toplum üzerinde ve dolayısıyla çevre üzerinde çok büyük tahribatlar bırakacağı muhakkaktır. Buna kısa bir iki örnek verelim, konu daha net anlaşılsın;

Gümüşhane’de bulunan Dipsiz Göl’ü hepimiz biliyoruz. Bu tarihi krater gölün kurutulması ne ile izah edilebilir? Üstelik de yasal izinle yapılmış bir eylemdir. 12 Bin yıllık bir miras bilinçsizce, görgüsüzce, cahilce – adına ne derseniz deyin- heba edildi. Sonra çıkıp, “Sorumlular yargılanacak.” deniyor. Günaydın beyler, isterseniz idam edin, göl gitti göl…

Uzun Göl’ün başına gelen çevre felaketi, Kaz Dağları meselesi, hep bu talan zihniyetinin ürünüdür. Kural tanımayan zenginleşme ihtirası yüzünden daha neleri kaybettiğimizi buradan yazmaya kalksam ne zaman yeter, ne de sayfalar…

Eleştiri oklarının sadece hükümet üzerine döndürülmesi de sorunu çözmüyor. Zira; kuralsız ve ölçüsüz toplumsal talepler, kamu iradesini, gücünü ve otoritesini aşıyor. Bu konu sadece çevre ile sınırlı değil elbette; trafikte, imar ve şehircilik düzeninde, yapılaşmada da geçerli. Neticede hükümet edenler uzaydan inmediler.

Vahşiyat, kapitalizmin tabiatında vardır. Merhamet, inanç, samimiyet aramayın, kapitalizm tüm değerleri parçalar ve yok eder. Bu bağlamda kapital düzen herkesi ve her bireyi müthiş bir kaosa sürüklemiş gözüküyor.

Tüm yaşananlar ve gerçeklikler değerlendirildiğinde çevre hassasiyeti olanlar için ‘Kanal İstanbul’ projesi, içerisinde cevaplanması gereken sorular barındırıyor;

Birincisi; neden kanalın etrafı imara açılıyor? İstanbul nüfus olarak zaten ölü şehir olmuşken bir de bu alana Dört Milyon insan yığmanın mantığı nedir?

İkincisi; buradan çıkarılacak olan hafriyatın doldurulacağı deniz alanları da imara açılacak mı? Yoksa yeşillendirilip milletin istifadesine mi sunulacak?

Üçüncüsü; imara açılacaksa eğer, buralara kimler yerleştirilecek? Anadolu’nun garip gureba evlatlarına da burada yer verilecek mi? Yoksa seçkinci tabakaya yeni bir boğaz manzarası mı hazırlayacağız?

Soruların ardı arkası kesilmez, cevaplamak da kabil değil…

Bırakalım tüm bunları, bir proje ortaya atıldığında her kafadan bir ses çıkmasın, bir zemine oturtalım bunu. Karşı çıkan da ne için çıktığını bilsin, destekleyende ne için desteklediğini…  Bizim ülke olarak, kendimize bir çevre politikası geliştirmemiz gerekiyor. Bir defa bir “Çevre Hukuku” ortaya çıkarmalıyız. Çevre konusunda yasaların yaptırım gücü olmalı. Esaslı yaptırımlar getirilmeli, kimse bu kuralı bozamamalı…

Unutmayalım, çevre bize Allah’ın bir emanetidir, bu inancın altını dolduracak eğitim altyapısını tesis etmeliyiz. Hani “Yaş kesen baş keserdi.” Nerede kaldı bu inancın mümessilleri… Bu bağlamda Kanal İstanbul, sorumluluğu tek başına yüklenilecek, sorumlu tutulacak olanların tek başlarına kaldıramayacakları kadar büyük bir vebal taşıyor. Bu iş çok iyi değerlendirilmeli, çok iyi etüt edilmeli, siyasallaştırılmamalı, en ufak bir eleştiri dahi göz ardı edilmemeli, kollektif bir çabayla ortaya konulmalıdır.

Yarın bir gün, bu işin trajik sonuçları ortaya çıktığında, Dipsiz Göl’ü kurutanlar gibi “Yargılayacağız” deseniz ne çıkar;

Bu Dipsiz Göl’e benzemez, ülke gider ülke…

Fehmi DEMİR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here