Üç Tuğ Nedir ?

Paylaşın:

ÜÇ TUĞ NEDİR?

Yeni buluşma noktamız Üç Tuğ’ da yayınlanacak ilk makalemizin, özel olmasını arzu ettim. Oturup düşünmeye başladım. Sonra yüreklere ilham veren İlahî, fakirullah kuluna da ilham verdi. O ilhamdan yola çıkarak bendeniz de “ÜÇ TUĞ NEDİR?” konusunu işlemeye karar kıldım.

Öncelikle “Tuğ nedir?” demek ve tuğun anlamını bilerek konuyu incelemek daha doğru olacaktır kanaatimdeyim. Tuğ, Türklerin mütemmim cüz’ü yani ayrılmaz parçasıdır. Biz Türkler, elimizden pusatımızla tuğumuzu hiç bir zaman bırakmadık. Dahası onları bırakmak için geçerli tek sebep olarak ölümü gördük. Ancak ölürsek, elimizdeki pusatı ya da tuğu bırakabiliriz dedik. Doğrusu içimizden öylesi alperenler çıktı ki, can verseler bile tuğlarını vermediler.

Kaşgarlı Mahmud, büyük eseri; Divanül Lügatit Türk’de tuğ kelimesini şöyle tanımlamaktadır; “Tuğ (Divan, III, 127) Sancak dokuz tuğluk han veya hakan her ne kadar vilâyeti çok, payesi yüksek olursa olsun tuğ dokuzdan artık alamaz. Çünkü dokuz sayısıyla uğurlanırlar. Bu tuğlar turuncu renkte ipekten veya kumaştan yapılır, bunu da uğur sayarlar.”

Osmanlılarda tuğların sayıları rütbelere göre değişmiştir. Sancak Begleri’ne (Mîr-i livâ) bir tuğ verilirken, Begler begine iki, vüzeraya (vezirlere) üç, Serasker’e (Genel Kurmaybaşkanı’na) dört, Vezir-i âzam’a (Başbakan’a) beş tuğ verilmiştir. Padişah tuğuna ise “Tuğ-u Şâhi” denilirdi ve dokuz tuğlu olurdu.

Gerek Osmanoğulları’nda gerek Selçuklularda ve gerekse de bu iki devletten önce de tuğ, Türklerin elinden düşmemiştir. Tuğlardaki püsküller, ilk zamanlar “Yak” tüyünden yapılmış sonrasında ise hep at kuyruğu kılı kullanılmıştır.

Tuğ yalnızca askeri ve siyasi bir anlam taşımamaktadır. Aynı zamanda Türklerin sosyo-kültürel alanlarında da kendine yer bulmaktadır. Mesela üç tuğu din, ilim ve sanat olarak simgeleştirmek mümkünken, dokuz tuğu dokuz ışık olarak adlandırmakta mümkün görünmektedir.

Tuğ, biz Türklerin Leyla’sı olmuştur artık. Hani Mecnun yıllar sonra Leyla’yı görmüş ama tanımamış. Bu duruma gücenen Leyla, Mecnun’a; “Tanımadın mı beni. Ben Leyla’yım. Mecnun’un Leylası” demiş de, Mecnun cevap olarak; “sen Mecnun’un Leylası olsan da, Mecnun artık Allah’ın mecnunudur” demiş ya hani. İşte tuğ da biz Türkler için öyle olmuştur. Sadece at kılından yapılmış, sayısı 1’den 9’a kadar artan meta değildir tuğ bizim için. Artık tuğ, ülkü olmuştur bize, dava olmuştur, ilim olmuştur, hedef olmuştur… Hatta dinimizin küçük bir simgesi olmuştur bize… Önceleri bozkurt başı koyduğumuz tuğlarımız da, deyim yerindeyse, bizimle birlikte Müslüman olmuş ve başının üstünde hilali taşımaya başlamıştır.

Mesela şimdi de bizim için bir internet sitesi olmuştur tuğ. İçimizdeki yazıp çiziverdiğimiz bir defter, müdafaa ve mütalaa yaptığımız bir yer oluverdi tuğ bize…

                Şevki KALEMDÂR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir