SELAM SANA EY YILLARI HEBA OLAN GENÇ

Fatih Demirel
Paylaşın:

SELAM SANA EY YILLARI HEBA OLAN GENÇ

“Bu mücadeleyi 20 kişi kalsak ta 30 kişi kalsak ta bu şerefsizlere vatan hainlerine karşı yürüteceğiz Allah’ın izniyle. Rektörlük, Özel Güvenlik ve Emniyetin de üzerine sorumlu olduğu görevi yerine getirmediği apaçık ortadadır. Devlet iradesi Ege Üniversitesi’nde hiçbir şekilde tezahürünü gösterememektedir. Devlet iradesi diye bir şey ege üniversitesinde yoktur. Bu teröristlerle mücadele etmek kolluk kuvvetlerinin asli görevidir. Onlar bu görevi yerine getirmedikleri için biz vicdani görev olarak bunu kendimize şart koştuk ve bir şekilde mücadele etmeye çalışıyoruz. Bunu da herkes bilsin. Mücadelemizden yılmayacağız arkadaşlar.”

FIRAT YILMAZ ÇAKIROĞLU

Şahidiz mücadelesinden hiçbir zaman yılmadı. Türkiye’nin en köklü devlet üniversitelerinden Ege Üniversitesinin Pkk kampına dönüşmesine başta okul yönetimi olmak üzere kolluk kuvvetleri de göz yumdu ses çıkarmadı. Okul yönetimine ve rektöre ayrı bir parantez açmak gerekirse onlar göz yummaktan öteye gittiler. Teröristlerin her zaman en büyük destekçisi oldular. Her zaman kol kanat gerdiler. Bilim yuvası olması gereken üniversitenin Kuzey Iraktaki bir terör kampından farksız olmasına yardım ettiler. Kendim de o yıllarda Dokuz Eylül Üniversitesinde okuduğum için Ege’nin terör yuvası olan görüntüsüne bizzat tanıklık ettim. O utanç tablosuna şahit oldum. Bu destekler sonucu oluşan terör gücüne karşı Fırat Yılmaz Çakıroğlu ve arkadaşları dışında herkes sessizdi. Yunanı denize döktüğümüz milli mücadelenin sembol şehri olan İzmir’de devlet recali 3 maymunu oynuyordu. Fırat ise bunların hiçbirini umursamıyor. İdealist bir Tarih Öğretmeni olan Özlem anne tarafından vatansever bir genç olarak yetiştirilmenin şuuruyla ‘vicdani görev’ üstlendiğini dosta düşmana haykırıyordu. Gönüllerde derin bir hüzünle birlikte “Tarih Okurken Tarih Yazan Yiğit” olarak simgeleşti. Bağrı yanık Anadolu kadınlarından evlatlarını söküp alan ismi çözüm cismi çözülme olan süreçte Üniversitelerde mücadelenin sembolü olduğu gibi vatanını milletini bayrağını seven her çocuğun ve gencin rehberi oldu. Kendi al kanlara boyandı fakat bugün nice Fıratlar doğuyor gelen nesle isim veriyor.

Bize düşen unutmamak ve unutturmamaktır. Bir daha ihanet sürecine en azami şekilde bile olsa bulaşanlara ve bulaşılmasına en ufak bir fırsat vermemeliyiz. Fırat’ın ve Hendek Operasyonlarında; Güneydoğu da verdiğimiz nice şehidin üzerimizde hakkı var. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölünmez bütünlüğüne kastı olmayan vatanına bayrağına sevgi besleyen insanın nerde nasıl doğduğu ile kökeniyle ilgili bizim bir sıkıntımız yoktur. Seçim zamanı ‘Kırmızı Çizgi’ söylemi modaydı. Benim Kırmızı Çizgim Ege’de Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun canı pahasına savunduğu değerlerdir. Bunu ne başka yerlere çekmeye ne de sulandırmaya çalışanlara müsaade etmeyiz. Ben inanıyorum ki bu necip millet aynı soytarılıklara bir daha müsaade etmeyecektir. Binlerce şehidimizin katili senelerdir devletin beslediği it oğlu itin mektubunun okunması, herkesin aklına yeni bir sürecin sinyali mi veriliyor sorusunu aklına getirdi. Bu hayali kuran hainlere de Abdullah Çatlı’nın sözleriyle cevap vererek yazımı bitiriyorum:  “Teröristle pazarlık yapılmaz kafasına sıkılır.”

Fatih DEMİREL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir