Şehitlik Mertebesi

ŞEHİTLİK MERTEBESİ

 

Ne muazzam makam-ı âlidir şehitlik
Şehitlik mertebesi…
Yürekleri kor anaların başı dik gururlu sesi!

Tarihin kirli sayfalarında yazar düşmanın adı
Ocaklara düşen ateş yakıverir onca canı
Çanakkale’de, Sarıkamış’ta, Balkanlar’da
Asırlardır değişmeyen hakikat
Türk askerinin yerde bırakılmayan o asil kanı!

İhanetler dizgisi sürüp gitti kaç kuşak boyunca
Vefalı Türk’ün vefalı eli beklendi yıllarca
Katil batının anası olan kapitalist Avrupa
Mehmetçiğin anasının ciğerini yaktı acımasızca.

“Yeter artık” diyoruz, yetmiyor.
“Bitsin artık” diyoruz, bitmiyor.
Şehidim! Sen bu milleti affet,
Bize bıraktığın bu vatan toprakları kanınla sulanıyor.

Evlat kokan ellerinden tanıdım şehidimin babasını
“Oğlum” diyordu sol yanını tuta tuta.
Öte yandan bir buruk acıyla
“Vatan sağolsun” diyordu, al bayrağa selam dura!

Mehmedim…
Davasından geri duran bir milleti milletten sayma!
Hesabını soramazsak hakkını helal etme sakın ha.
Amma velâkin o gün geldiğinde elbet,
Düşman ırkının leşini çiğneyip geçeceğiz ilelebet!

Ay yıldızlı bayrağımız: Pusulamız; kırmızısı ise kanındandır.
Eğer ölmek için yaşıyorsak, şehitlik makamındandır.
Bayrağımız inmeyecek, ezanlarımız dinmeyecek
Aksini iddia edeni bu millet affetmeyecek!

Semaya yükselen şehit bedenler… Gidenler…
Ardında gözü yaşlı bırakılan çocuklar ve eşler
Biri “baba” der diğeri “yâr”
Cennet kokusu yayılır onca diyâr diyâr.
Şehidim…
Bir gün olacak ve gökyüzü ağlayacak
Dirileceğiz etimizden tırnağımızdan
Heyhat, küllerimizden doğmayacağız
Zaferi Allah’a bırakıp, sefere koşacağız!

Ne muazzam makam-ı âlidir şehitlik
Şehitlik mertebesi…
Yürekleri kor anaların başı dik, gururlu sesi!

    Salise Hilal ERGÜN

Yazımızı sosyal medyada paylaşın:
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir