ROZANIN TEKİLİNDEN KELAMLAR

Paylaşın:

ROZANIN TEKİLİNDEN KELAMLAR

 

Bütün ümitsizlikler zamansızların armağanı olsa gerek. Bir bitkinlik olamalı gözlerde vazgeçişlerin fermanına denk düşen… Kaleme dokunamaz olunca, kâğıdı düşman gibi görünce şairin içindeki duygular bitmiştir; sayfa sayfa okunan kitaplar değil. Öyle ki şairanelik dilin değil gönlün yoğunluğundandır.

‘’ Mona roza siyah güller ak güller. ‘’ içten gelen bir sestir bu hislere uyarlanmış kafiyelerle. Yoksa hangi kelama söz verip de adına takmış olabilir şair Roza’yı. Birikmişlerini yavaş yavaş harcamanın zamanı gelmişti. Ruhu felsefi bir zelzelenin ardından mürekkeple kurtulmuştu. Hecelerin sözlere kattığı anlamdan etkilenip kaleme sarıldı mı sanıyorsunuz. O şair yeşilimsi saatleri gölgesinde kıyameti anlattı. Nefsini yoruyorken Mona, bir yudum satırla durgunlaştı. Gönülden dile kanıyordu içi . Oysaki Roza ıssız bırakmıştı kalbini. Başka başka şehirlerin hatırlanışı ile ummana düşmemişti. Geyve’den gelen bir koku sarmıştı her yanı. Nihayetinde saf bir koku o yosun kokusuydu şairin tiryaki olduğu. Kuşların nazarında içli bir merhametin esiri olmuştu. ‘’ Bir gün gözlerimin taa içine bak, anlarsın ölüler niçin yaşarmış.’’ bir kadına adanmış eşsiz divandı bu. Duyguların en masumuydu. Fakat zamansız dönüşler onca bekleyişlerin hatırına ihanet sayılırdı değil mi ?

 Buna rağmen bir tutam daha yazdı şair. Hafızasına nakşolmuştu incir kuşları, diline hapsolmuştu bütün Geyve’nin yazları.  Fakat bir törende elvedalar buluştu. Duygular tükendi şairde, Mona Roza son buldu. Yenileşen kitaplarda büyütülen şiirler gibi değildi. Şairin sandıklara sakladığı hisleri idi. Bir tek rozanın tekilinde bulduğuydu bu. Okuduğum en güzel şiirdi bu…

 

ŞEYMANUR ARICI

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir