RAMAZAN YAZILARI: SAADET ASRINDAN PORTRELER-I-  

Paylaşın:

RAMAZAN YAZILARI: SAADET ASRINDAN PORTRELER-I-  

Ramazan ayı boyunca Asrı Saadet’ten kişileri ve olayları köşemizde aktarmaya çalışacağız. Bu yolda ilk tanıtacağımız kişi Abdullah bin Ümmü Mektum(r.a)’dur. Rabbim yollarında olmayı nasip etsin.”                                                  

Saadet asrı Resulullah’ın içinde bulunduğu asır. Pek çoğumuz bu dönemin içinde olmayı ve Resulullah’ın yanında olmayı arzu etmişizdir. Bu dönem ve insanları bir anlamda çok şanslıdırlar. Çünkü hem Resulullah’ın tanıyorlar hem de İslamiyet’e hizmet ediyorlardı. Bu dönemin bir diğer yönü insanların yaşadıkları olaylar veya içlerinden geçirdikleri mevzuların dahi vahye konu olabilmesiydi. Yani ödülü ve imtihanı çetin bir zamandı.                     Ümmü Mektum görme engelli bir sahabeydi. Mekke’de dünyaya gelmişti. İslami tebliğin ilk yıllarında iman etmiş ve ömrünün sonuna kadar da sadık kalmış bir Asrı Saadet yıldızıydı. Ümmü Mektum ile ilgili ilk olay Abese suresinin nazil olmasıyla ilgili olaydı. Resulullah bir gün Mekke müşriklerinin ileri gelenlerine tebliğ yaparken Resulullah’ın yanına geldi. Hz. Peygamber’den kendisine Kur’an’dan bir ayet okumasını istedi. Hz. Peygamber müşriklerle konuşurken Ümmü Mektum ısrarcı oldu. Bunun üzerine Hz. Peygamber durumdan hoşnut olmadığını belli ettikten sonra tebliğe devam etti. Konuşmanın sonunda ise Abese Suresi nazil oldu. Ayetlerde “Yüzünü ekşitti ve çevirdi. Çünkü ona ama geldi. Ne bilirsin, belki o temizlenecek veya senden öğüt alacak da, o öğütten yararlanacaktı. Fakat kendisinin hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını zannedene gelince, sen ona yönelip öğüt veriyorsun. Onun arınmamasından sana ne. Allah’a karşı derin bir saygı ile koşup geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun. Hayır, böyle yapma. Çünkü Kur’an bir öğüttür. Dileyen ondan öğüt alır. O şerefli ve sadık yazıcı meleklerin elindeki yüksek tertemiz ve çok değerli sahifelerdedir. Bu olay hakkındaki ilmi değerlendirme hakkını erbabına bırakıp sadece şunu söyleyerek mevzuyu noktalayacağız. Hz. Peygamber Ümmü Mektum geldiği zaman” Rabbimin beni kendisi hakkında uyardığı kişi hoş geldin” diyerek iltifatlarda bulunurdu.                                                                           

Ümmü Mektum ile ilgili önemli bir bilgi ise görme engelli olan sahabemizin Resulullah’ın bizzat çıktığı savaşlarda onun yerine Medine’de vekâlet görevini üstlenmesidir. Bu görev cemaate imamlık, şehrin sorumluluğu gibi vazifeleri kapsıyordu. Bu noktada Hz. Peygamber’in engelli bir sahabeye itimadı Asrı Saadet’te engellilerin toplumdan tecrit edilmediğini aksine kimi zaman toplum önderi olarak ta bulunabildiklerini görmekteyiz. Resulullah Ümmü Mektumu birkaç defa aynı göreve atamıştır ki bu tercih Ümmü Mektum’dan vazifesini yapma yönünden memnun olunduğunu göstermektedir. Burada ikinci bir noktada Resulullah’ın insanları kabiliyet ve durumlarına göre değerlendirmede başarılı olduğunu söyleyebiliriz.                                                                         

Ümmü Mektum’ un Resulullah devrinde müezzinlik yapan ve de hafız olan sahabe arasında sayılması onun İslami ilimlere vakıf olduğunu göstermektedir. Bir diğer noktada ibadetlerine devam eden takva sahibi bir örnek bir kişilik olduğunu da belirtmemiz gerekmektedir. Son olarak Hz. Ömer döneminde Kadisiye savaşına katıldığını görmekteyiz. Bu noktada Allah yolunda cihat için elinden geldiğince çaba gösterdiğini de ifade etmeliyiz.                                                                                        

Yazımıza son vermeden bir de kitap serisi tanıtmak istiyoruz. Beyan yayınları arasında çıkan Peygamberimizin İzinde 40 Sahabi serisi Prof. Dr. Adnan Demircan ve Prof. Dr. Şaban Öz editörlüğünde alanın uzmanı bilim insanları tarafından yazılmıştır. Bizim Ümmü Mektum ile ilgili istifade ettiğimiz serinin 22. kitabı Nadir Karakuş tarafından kaleme alınmıştır. Her okuyucu düzeyine hitap eden ve okuyanı sıkmayan üslubu ile hem siyer okumak hem de sahabeyi yakından tanımak isteyenler için önemli bir kaynak olacaktır. Ramazan döneminde ele alacağımız sahabe hayatlarını yine bu serideki kaynaklardan yararlanarak yazmayı planlıyoruz. Rabbim kutlu elçisi Hz. Muhammed(S.A.V) ve onun ashabının yolundan gidenlerden olmayı nasip eylesin. Selam ve dua ile

Mustafa AK

Tarih Öğretmeni

                         

                                                                                 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir