MÜSLÜMAN TÜRK OLMAK YASAK-3

Paylaşın:

MÜSLÜMAN TÜRK OLMAK YASAK-3

Çin hükümeti insanlık tarihinin en büyük soykırımı patentini alabilmek için Uluslararası Patent Verme Kurumuna başvurduklarını açıkladı. Çin’in kuzeybatısında bulunan ve kendileri tarafından ismi Sincan Uygur Özerk bölgesi koyulan yerde Doğu Türkistanlı Müslümanlara yaptıkları soykırımdan dolayı bu patentin kendilerine verilmesi gerektiğini açıklayan Çin Devlet Başkanı, yaptıkları soykırımın sadece sayı açısından değil yöntem ve uygulama olarak ta dünya tarihinde eşi benzeri olmayan bir katliam olduğunu belirtti. Uluslararası Patent Verme Kurumu Çin Hükümetinin yaptığı başvuruyu değerlendirmeye aldıklarını ve 1 ay içinde başvurunun sonucunu açıklayacaklarını kamuoyuyla paylaştı.

1 Ay Sonra…

Uluslararası Patent Verme Kurumunun resmi sitesinden yapılan açıklama:

‘Çin tarafından “İnsanlık Tarihinin En Büyük Soykırımı Patenti “ müracaatı kapsamında bölgeye gönderdiğimiz araştırma kurulumuz 1 aylık ek süre talep etmiştir. Kurumumuz 1 ay ek süre talebini kabul etti. 1 ay sonra araştırma kurulunun nihai raporunu gördükten sonra karar açıklanacaktır.’

  • Ay Sonra…

Uluslararası Patent Verme Kurumu Gerekçeli Kararı :

Bölgede yapılan incelemeler sonucunda İnsanlık kelimesinin dahi kullanılamayacağını gören yetkililerimiz kurumumuzun böyle bir patent vermeye yetkisinin bulunmadığı kararına varmıştır. Çin Devletinin eğitim merkezi adını verdiği  “esir kampları” nda 1 milyona yakın Doğu Türkistanlının burada zorla tutulup akıl almaz işkencelere maruz bırakıldığı tespit edilmiştir. Sözde özerk olan bölge tamamen Çin işgali altında hatta bu insanların evlerine erkek Çinli yerleştirmek, doğum yasağı koymak ve yasağın çiğnenmesi durumunda 7-8 aylık gebe kadınları dahi kürtaja zorlayarak insanların yaşam hakkının elinden alındığı apaçık ortadadır. Özel hayatın gizliliği diye bir kavram bulunmadığı gibi sınırlı hayat projesi Çin tarafından uygulanmaktadır. Erkek Uygurlara sakal yasağı, kadınlara uzun etek giyme yasağı evlerde tırnak makasına kadar herhangi bir kesici alet bulundurmama kuralıda bölge insanının yaşamının tamamen Çin boyunduruğu altında olduğunu gözler önüne seren gerçeklerden bazıları olarak dikkat çekmekte. Dini ve kültürel değerler de yine Çin tahakkümü altında; Müslüman olan Doğu Türkistanlılar ibadetlerini yerine getirememektedir. İslam dininde kutsal olan Ramazan ayında tüm lokantalar açık tutulmak zorunda olduğu gibi son yıllarda oruç tutma yasağı da getirilmiş. Dini bayramlarında kutlanmasına izin verilmemektedir.  Esir kamplarında gördüğümüz tablo ise etnik soykırımdan başka bir şey değildir. Kamplarda Uygur Türklerinden kimlik inkârı isteniyor, Türklüklerini ve Müslümanlıklarını inkar edip Çin asimilasyonuna karşı gelmemeleri isteniyor. Bu duruma direnenlere yapılan işkenceler akıl donduran vicdanın varlığını sorgulatan cinsten bir vahşet olarak kurul üyelerimizin de hafızalarına kazınmış. Bu işkencelere şahit olan araştırmacılarımızın psikolojik tedavi gördüğünü belirtmek isteriz.

Araştırmalarımız sırasında en çok dikkatimizi çeken noktalardan bir diğeri ise Çin Devletinin uyguladığı Nüfus Kıyımı politikası. 1949’dan bu yana bölgenin nüfusu çarpıcı bir şekilde Türklerin aleyhine değişmiş. Doğu Türkistan’da 1949 yılında nüfusun %75’ini Uygurlar, %11’ini Kazaklar, %5’ini de diğer Müslüman Türk boyları teşkil ederken 1990’da Çinlilerin oranı %45’e çıkmıştır. 2008 den bugüne kadar da bölgede 10 milyona yakın Uygur yok olmuştur. Bunların çoğu terörist ilan edilip asılan ve idamdan kurtulmak için kaçanlar iken bir kısmı da esir kamplarında işkenceye dayanamayıp hayatını kaybeden insanlardır. Çin Hükümeti başvurusunda 3 tane devleti de soykırımına şahit olarak bildirmişti. Bizde mevzuat gereği şahit olarak gösterilen Rusya, Türkiye ve Kazakistan‘ın şahitliğine başvurduk. Aşağıda bu ülkelerin kurumumuza gönderdiği yanıtları eksiksiz olarak paylaştık.

Rusya: Bahsedilen durumla alakalı devletimizin ve yetkili organlarımızın malumatı bulunmamaktadır. Bu yüzden kurumunuza verebileceğimiz herhangi bir bilgi bulunmamaktadır arz ederiz.

Türkiye: Meselenin Çin Devletinin iç işleri olduğundan başka söyleyebileceğimiz bir ifade bulunmamaktadır arz ederiz.

Kazakistan: Dost ülke Çin hakkında ülkemiz kamuoyunda çıkan haberlere karşı tedbir alıp bu durumun telaffuz edilmesini engellemekten başka müdahil olmadığımız bir meseledir. Kurumunuza söyleyebileceğimiz bir şey yoktur arz ederiz.

Kurumumuz Çin’in şahit gösterdiği devletlerin bu vahşeti reddedercesine sessiz kaldıkları sonucuna varmıştır.

Nihai kararımız :

Araştırma kurulumuzun da bizlerinde şahit olmaktan utanç duyduğu bu vahşet gerçek anlamda İnsanlık Tarihinin En Büyük Soykırımıdır. Elimizde olsa böyle bir patent vermek bir yana Çin’e en ağır cezai yaptırımda bulunurduk fakat ne böyle bir yetkimiz var ne de bunu gerçekleştirebilecek gücümüz. Bize düşen bu vahşeti tüm dünyaya duyurmak; Eğer hala insanlığa inancınız varsa bu zulme dur deyin.

(Not: Çin tarafından Doğu Türkistan’da yapılan zulme dikkat çekilmesi amacıyla kurgulama tekniğiyle bu zulüm anlatılmaya çalışılmıştır. Bahsi geçen devletlerin sessizliği gerçektir fakat olay hikâyedir.)

Fatih DEMİREL

One Reply to “MÜSLÜMAN TÜRK OLMAK YASAK-3”

  1. Bu yapilan vahşet büyük bir kinin doğmasina sebeb olacak ve bir gün bunları yaptiklari icin pişman olacaklar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir