MÜSLÜMAN TÜRK OLMAK YASAK-2

Paylaşın:

MÜSLÜMAN TÜRK OLMAK YASAK-2

Görünen o ki Türklere kimse yardım elini uzatmıyor ve kaderine terk ediyor.  Dindaşları hatta Irktaşları sessizliğini koruyor ve bütün bu olanlar sanki hiç olmamış gibi davranmaya devam ediyorlar.

Bu cümleler önceki yazımın son paragrafına ait, o yazımda Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizin nasıl bir vahşete kurban gittiklerini ,Çin zulmünün ulaştığı boyutun farkına varabilmek ve bir nebze kardeşlerimizin acılarına hepimizi ortak edebilmek için insanın kanını donduran o vahşeti kendi başımıza gelmiş gibi aksettirmeye çalıştım. Orada katledilen insanlar , sırf Müslüman oldukları için sırf Türk oldukları için esir kampına alınan çocuklar , tecavüz edilen ya da zorla Çinli erkeklerle evlendirilen kadınlar , o kadınların kendi öz kızlarımız olduğunu düşünelim istedim. Onların namusunun bizim namusumuz olduğu gerçeğinin farkına varalım, Maoist Çin’in Doğu Türkistan’da İslam’a açtığı savaşın hepimizin savaşı , bölgede Çin zaliminin uyguladığı etnik soykırım politikası Tüm Türk milletine karşı yapılan bir düşmanlık olduğu gerçeğini kalplerimize ve hafızalarımıza yerleşsin istedim. Tabi ki  Kahrolası zalim Çin tarafından yapılan soykırımı kelimelerimin anlatabilmeye yettiğini düşünmüyorum. Çünkü bu katliamın sınırı yok. 2008 de Doğu Türkistan da ki Uygur Nüfusu 35 Milyon iken bugün 20-25 milyona düşmüştür . Arada ki 10 milyon insana ne olmuştur ? Bu zulme direnen kardeşlerimiz Vatanları , milletleri ve şehadet şerbetini içene kadar yolunda mücadele ettikleri dinleri uğruna şehit edilmiştir. Yaşananlara savaş dahi denememektedir. Çünkü ortada ne bir ordu var ne de gerekli silah yahut mühimmat mevcut değil. Tırnak makasına kadar yasak olan bir durum mevcut.

Çin bölgede yok etmek üzere programladığı bir nüfus politikası uygulamakta.İşte çarpıcı gerçek :

1940’lı yıllarda tüm Doğu Türkistan’daki Çinli nüfus % 4 iken bugün başkent Urumçi’nin % 80 e yakını Çinli ve tüm Doğu Türkistan’ın ise % 45 e yakını Çinli olmuş durumda.

İlk Müslüman olan Türkler Uygurlardır. 1944 ten bugüne kadar devam eden Çin asimilesi bugün de tüm şiddetiyle Uygurları tamamen haritadan silme amacına kadar gelmiştir. Tüm Türk-İslam aleminin sessizliğinin aksine Çinliler kardeşlerimize işkence yaparken onların çığlıklarından zevk alırcasına insanlık namına en ufak vicdani belirti göstermeden tüm vahşetini kusmakta.

Türk devletlerinin , diğer Müslüman devletlerin Doğu Türkistan diye bir meseleleri olmadığı gibi yöneticilerin ‘Çin’in iç işleri’ gibi açıklamaları  ’’Zulme Sessiz Kalmak O Zulme Ortak Olmaktır’’ dan daha tehlikeli bir durum oluşturmakta. Zaten bu çaresizliğimizin hesabını nasıl vereceğiz derdinin büyüklüğü hali hazırda vicdan sahiplerinin üzerinde büyük bir ağırlık iken daha fazlasını kaldıramayız.

Üstad Abdürrahim Karakoç ‘un Yemin adlı şiirinin şu dizeleriyle bitirmek istiyorum :

Önümde dururken Türklüğün hâli,
Susup da boynuma almam vebali;
Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali(r.a)
Susarsam, hakkını helâl etmesin.

Esir iken Kırım, Kerkük, Türkistan,
Bana zindan olur Maraş, Elbistan
İbni Sîna, Dedem Korkut, Alparslan
Susarsam, hakkını helâl etmesin.

Fatih DEMİREL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir