Muhsin Başkan Anısına

O’nsuz ama O’nun yolunda…
Kimine göre Başkan, kimine göre Reis, kimine göre son Alperen…
Bizim için ise Şehidimiz, Onurumuz, Liderimiz…
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu…
Şehadeti üzerinden on iki yıla yakın geçmesine rağmen acımız ilk günkü gibi taze. Onunla yol yürümek bizim için her daim onur olmuştur. Onu anlatmak,onu anlamak için oluşturduğumuz bu sayfada Liderimiz ile alakalı hissiyatınızı, duygularınızı, yaşanmışlıklarınızı velhasılkelam gönlünüzü bekliyoruz.
Bu sayfada sadece Muhsin Başkan ve onu sevenlerin hissiyatı olacaktır. Siz de gönlünüzdeki Muhsin Başkanı bizimle paylaşın.
Paylaşın ki yarınlara dair sözümüz olsun.
Paylaşın ki yarınlara anlatacağımız Başkanımız olsun.

Üç Tuğ Medya

 

31.12.2020

Kıble Yürekli, “Gül” Gönüllü, Hilâl Bakışlı, Hamza Duruşlu, Turkuaz Düşünceli Şehit Liderimiz Cennet Mekan Muhsin Başkanımız bundan tam 66 yıl önce 31 Aralık 1954 tarihinde Şarkışla’nın Elmalı köyünde dünyaya geldi.

Alperen Ocakları Bir Yozgatlı'ya Emanet
Mücadele ile geçen çileli bir hayat; Türk İslam ülküsü ile neşv-ü nema olmuş, Anadolu gençliğinin okuyarak adam olması milletine ve vatanına hizmet etmesi gerektiği düşüncesi ile hareket eden, dönemin Cumhurbaşkanı’na “eller silah değil kalem tutmalı” diyecek kadar ferasetli gönül insanı…

Şeyh Edebâli’nin dediği gibi; “İnsanlar vardır; şafak vaktinde doğup, akşam ezânında ölürler.” İnsanlar; kendilerine tahsis edilen sayılı nefesleri tamamladıktan sonra, bu dünya gurbetinden, aslî vatanlarına doğru yol alırlar. “iki kapılı bir han” denilen dünya misafirhanesine gelenler, Efendimiz Aleyhisselâtü Vesselâm’ın o mübârek ifadeleriyle; “Bir ağaç gölgesinde bir müddet dinlenip giderler…” sözü misali 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş’ın Keş Dağlarında şehadet şerbetini içerek verilen son nefes…
Bugün biz Alperenlere düşen “Ustada kalırsa bu öksüz yapı, onu sürdürmeyen çırak utansın!” sözünü kendimize şiar edinerek almış olduğumuz bu emanete layıkıyla sahip çıkmak ve onun izinden yürümektir.
Şehit Liderimiz, Yol Başcımız, Mazlumların Umudu, Ağabeyimiz, Muhsin Başkanımızı ad günü münasebetiyle bir kez daha saygı, sevgi, muhabbet ,özlem ve dualarla yâd ediyorum.
Aziz ruhu şâd olsun.
Emanetin Emanetimizdir…

Samet BAĞCI
Alperen Ocakları Vakfı Genel Başkanı

 

 

 

 

Öncelikle, Rahmetli Şehit Liderimize, Muhsin Başkanımıza ve onunla birlikte kaybettiğimiz kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun.

 

 

 

 

 

Muhsin Yazıcıoğlu, Ülkü Ocakları Genel Başkanı olduğu günden beri bizim liderimizdir ve bu durum, kesintisiz olarak, 1980 darbesi nedeniyle cezaevinde bulunduğu dönem dahil olmak üzere, şehadetine kadar devam etmiştir.

O, bizim liderimiz olmasının yanı sıra, her zaman örnek aldığımız, ailemizin en önemli ve vazgeçilmez ferdi, ağabeyimiz ve dava arkadaşımızdı.

Muhsin Yazıcıoğlu, “mümin” sıfatını tüm hücreleriyle taşıyan, içi dışı bir, ahlak abidesi, yalan söylemeyen, rol yapmayan, dosdoğru bir insandı.

Zenginle yoksula, makam ve güç sahibiyle mazluma, yaşlıyla çocuğa, aynı saygı, nezaket, tahammül ve sevgiyle yaklaşırdı.

Fedakardı, yardımseverdi, tevazu ve hoşgörü sahibiydi.

Bu özellikleriyle, bazen en yakınları tarafında bile zaman zaman eleştirilmiş, örtülü veya açık “bu davranış ve insan tipinin siyasete uygun olmadığı” ifade edilmiştir.
Bana göre ise zaaf gibi görülen bu özellikleri aslında onun en büyük gücüydü. Bu yönleriyle de onunla hep gurur duyduk, gurur duymaya da devam edeceğiz.

Muhsin Yazıcıoğlu,
Türk Milliyetçilerinin, Ülkücü Hareket’in en önemli liderlerinden biriydi.

Türk Milleti ve Türk Milliyetçileri için, çok önemli bir kişilik ve rol model olduğu muhakkaktır.

1980’li yılların sonundan itibaren de Türk siyasetinin en önemli aktörlerinden biri olmuştur.

Siyasi çizgisi, karakteri, ahlakı, inançları konusunda tavizsizliği, vatan ve millet sevgisi, siyasetin zerre kadar bozamadığı ve sarsamadığı duruşuyla ise çağın ötesinde bir siyasetçi olduğunu düşünüyorum.

Onun bu özelliklerinin, zaman geçtikçe daha çok anlaşıldığı ve anlaşılacağı kanaatindeyim.

Dava arkadaşları, Alperen kardeşleri ve milletimiz onu çok sevdi. Yüzbinlerce insanı harekete geçirebilecek bir gücü vardı.
Bu güç, bulunduğu makamdan, mensubu yahut başında olduğu siyasi organizasyonun gücünden veya sahip olduğu ya da insanlara sunabileceği imkanlardan ziyade, duruşundan ve ülkesine, milletine, davasına sadakatından kaynaklanıyordu.

Onu çok özlüyorum.

Çok özlüyoruz.

Peygamber Efendimiz “Kişi ahirette sevdikleriyle birliktedir.” der…
İnşallah ahirette de birlikte olacağız.
Biz ondan razıydık.
Mekanı cennet, makamı âli olsun.

Mustafa Destici
31.12.2020