MEDYA VE İLETİŞİM AHLAKI

Salih Turhal
Paylaşın:

MEDYA VE İLETİŞİM AHLAKI

İsra suresinin 53. ayetinin birkaç farklı şekilde tercümesini yaparak konuya girmek istiyorum: “Kullarıma söyle sözü en güzel biçimde söylesinler.” “Kullarıma söyle en güzel şeyi söylesinler.” “Çünkü sözü güzel söylemezlerse” ya da “Güzel sözler söylemezlerse şeytan aralarını bozuverir. Çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır.” 

Bu söylemeyi sadece dille ifade olarak algılamamız gerektiğini yazışmalarımızın, WhatsApp mesajlarımızın, Facebook gönderilerimizin yani sosyal medyadaki ve diğer mecralardaki etkileşimlerimizin de bu iletişime dahil olduğunu açıkça görebiliyoruz. Bu ayetteki ölçüyle kendimizi kontrol etmemiz gerektiğini vurgulamış Yaradan. Öncelikle insanlarla direk iletişime geçilen bu tip alanlar olmak üzere her konuşmaya başlarken bu ayet aklımızda olmalı. “Benim ağzımdan çıkan şey güzel mi, çıkış biçimi güzel mi?” sorusunu sormalıyız kendimize. Dil, üslup o kadar önemli ki  “Bazen Allah (c.c) bir dersiniz ama öyle kötü bir şekilde söylersiniz ki insanlar sizden kaçabilirler.”

İletişimi zehirleyen hastalık: Gıybet

İletişime dair bir başka nokta ise gıybet, yalan gibi iletişimi zehirleyen meseleler Toplumumuzda gıybet ile ilgili olarak bulunan “Ben bunu yüzüne de söylerim ki” klişesine değinerek bir insanı kıran bir şeyi arkasından söylemekle yüzüne söylemek arasında bir fark yoktur. Gıybet başta olmak üzere sözlü günahlardan uzak durmanın iletişim ahlakının önemli bir meselesi olduğunu anlamamız elzemdir.

Sosyal medyanın hayatımızdaki yeri itibariyle dikkat etmemiz gereken bir mesele  de “yanlışları, yalanları, şüpheli bilgileri, zanları” paylaşmamaktır ki Peygamber Efendimiz(sas) “Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter (Müslim;Mukaddime) buyurmuşlardır. Bu bağlamda acilen “sosyal medya ilmihali” nin  zorunlu bir ihtiyaç olduğunu; telif hakları, sosyal medyada harcanan zaman, kul hakkı gibi meselelerin açıkta kaldığını anlıyoruz.

.  Her beğeni bir şahitliktir

Söz ve eylem uyumu da iletişim ahlakına dahil olduğuna delil  Saf suresi 2-3.ayetlerde kendini göstermektedir;

 “Ey iman edenler yapmadığınız şeyleri neden söylüyorsunuz? Yapmadığınız şeyleri söylemek Allah katında nefretle karşılanır.” Özellikle bizler gibi  iyiliği emretme kötülükten men etme makamında olan insanlar sözleri ile eylemlerindeki uçurumu açtıklarında etki de ortadan kalkar, dolayısıyla ağzımızdan çıkan şeylerin doğruluğuyla beraber sözlerimizi eylemlerimizle de desteklememiz gerekir.

Sonuç olarak iletişim ahlakının özü şudur: “Aslında mevzu çok basit bir yerden başlıyor, hayatın her alanını kapsıyor. Başladığı basit yer en başta ifade etmeye çalıştığım insanın kendisi aslında. Yani ağzımızdan çıkan şeyin doğru olması, hakikatten doğruyu söylememiz, doğruyu güzel bir şekilde söylememiz, güzeli güzel bir şekilde ifade etmemiz…”

Kaynakça: Taha Kılınç’tan Alıntılar

Salih TURHAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir