Lider, Muhalif Ve Mütefekkir

0
41
views

Uzun bir zamandır aklıma şöyle bir söz takılıp duruyor. Muhalifi ve mütefekkiri olmayan hareketler canlılığını kaybeder. Toplum dediğimiz yapı insanların bir araya gelerek oluşturdukları bir düzen. Bir liderin etrafında toplanan üyeler topluluğu olarak adlandırılabilecek partiler, STK’lar, cemaatler vb. Her birinde karizmatik liderler, etkili muhalifler ve mütefekkirler olmak zorundadır.

Lider; önde olan ve yöneten gibi anlamlara gelmekle beraber ekibi sürükleyici bir rol vardır. Bizim ülkemizde karizmatik liderlik anlayışı hakimdir. O yüzden pek çok teşkilat alternatif lider üretememekte liderin gitmesiyle teşkilatlar sağa sola savrulabilmektedir. Bizdeki genel anlayış en iyi danışman “Sayın Liderim sen her şeyin en iyisini bilensin” anlayışıdır. Tabi bu anlayış sonunda bin bir emekle kurulan teşkilatın yıkımını hızlandırmaktadır. Türk- İslam tarihinde lider deyince akla hiç kuşkusuz akla Hz. Peygamber gelir. Muhacir olarak gelinen bir şehri Nebevi gelenekle inşa etmek dünya tarihinin en müstesna olayıdır. Osmanlı tarihinde ise Fatih Sultan Mehmet lider vasfını en üst düzeyde taşıyan bir devlet adamıdır.

Muhalif; zıt veya sonra gelen gibi anlamlara gelen muhalif bir teşkilata hareket getiren bir unsurdur. Hatta lider kadar önemlidir diyebiliriz. Muhalifin işi doğruya ve iyiye yöneltmek fikir üretmektir. Biz de iki tip muhalif vardır. Bunlardan bir tanesi teşkilatın dışında olanlardır. Bizim ülkede lidere veya görüşe zıt insanlar topluluğu olarak görülürler. Hiçbir zaman muhalefetleri umursanmaz temel görevlerinin eleştiri olduğu varsayımı etkilidir. Bu muhalefetin temel işi proje üretmek ve alternatif olabilmektir. İkinci muhalefet tarzı ise lider için daha tehlikelidir. Teşkilatın içinden gelir ve liderin en yakın adamlarından oluşurlar. Bunların bir kısmı iyi niyetli ve dost sözü olarak başlar. Geleneğe göre bu sözler dikkate alınmaz. Biraz sesli dile gelirse “Aman efendim şimdi bu zor durumda nifak olur” . Tabi ne zaman dile gelmelidir. Mümkünse hiçbir zaman. Sırf bu yüzden teşkilatlar alternatif liderler üretememişlerdir. Şu noktada daha mühimdir. Her lider hatasız görülmek ve hatasını söyleyenleri yanında tutmamak ister. Ülkemizdeki liderlerin temel hatası budur. Muhalifler İman, İtikat, Terör ve şiddete destek verme , ahlak konularında “Lider bu konularda Hakk’ın ve haklının yanındaysa muhalefet etmemelidir”. Bu tip muhalefetin Türk toplumunda aldığı cevaplar malumdur.

Mütefekkir; fikir işçisi, sanatkar, alim, yazar, seyyah vb. gibi de tasnif edilebilir. Mütefekkir dediğimiz insanların yaşadığı mekana göre niteliği değişse de Türkiye’yi ve Dünya’yı doğru yorumlamaları en önemli ölçüttür. Teşkilatlarda mütefekkirler lidere destek olabilir, kurumun fikri inşasında rol alabilir. Hatta zamanla muhalif olabilir. Bu yüzden mütefekkirler pek sevilmez. Hatta liderler teşkilat içinde hareket ve aksiyon adamı olarak tanımlanan sorgulamadan çalışan adamları daha çok severler. Hatta hareketlerin mütefekkir üretmemeleri istenir. Bir de hareketler içindeki farklı grupların bazı mütefekkirlerin etrafında toplanması lideri çok rahatsız edebilecek bir durumdur.

Özetle liderler muhalif ve mütefekkirden korkmamalıdır. Ahlaklı ve yukarıda saydığım değerlere sahip çıkan muhalif ve mütefekkirler kurumun kalıcılığına katkı sağlar. Muhalifi ve mütefekkiri olmayan hareketler canlılığını yitirmiş demektir. Selam ve dua ile…..

Mustafa AK

Bozkır Anadolu İmam Hatip Lisesi Tarih Öğretmeni

mstfknyali@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here