KURAN’SIZ SÜNNET, SÜNNETSİZ KUR’AN OLMAZ

Paylaşın:

KURAN’SIZ SÜNNET, SÜNNETSİZ KUR’AN OLMAZ

Es-Selam Dostlar!
Önce kısaca bir tanım yapalım,
Hadis İlmi; 
Risaletinden vefatına kadar geçen süre içerisinde öncelikle Hz.
Peygamber’e, daha sonra İslam olduktan sonraki dönemleri itibariyle sahabelere ve ondan
sonra gelen insanlara içerisinde bulundukları anlam dünyasındaki inanç, psikolojik,
sosyolojik ve kültürel ortam etkilerinin de yer aldığı, dar alandan geniş alana doğru alt
kategorilerinin yapıldığı, sabit- süreçli- sürekli sözlerin ve uygulamaların “anlam ve eylem
yönünden tespitini” yapıp, bunların evrensel yönünün ön plana çıkarıldığı bir misyon, vizyon 
ve aksiyon merkezli, yaşanılan zamanın gerçekliğinin dikkate alındığı yenilenebilir bir
hareket kabiliyetini barındıran bir stratejiye sahip rivayetler/haber ilmidir. …
Kuran Allah’ın kitabıdır. 
Sünnet; Elçisinin bir ömür boyu Kuranı yaşamasıdır.
Hayatını onunla doldurması onsuz hiç bir işini yapmamasıdır. 

Şunu iyi bilelim ki;
Allah’ın kitabı ile ömrünü tüketmiş olan Allah’ın elçisi her yönü ile baş tacımızdır. 
O öncelikle kuldur ahiren de elçidir. 
Beşer olarak kendi zaafları oldu ise kendisini bağlamaktadır, elçi olarak hata yapmış olsa bile Allah’ın kontrolü ile düzeltilmiştir. 
Dini temsil anlamında hatasızdır. 
Bizi de bu yönü bağlamaktadır…

Sevgili Peygamberimizin eşi Hz. Aişe’ ye “Sevgili Peygamberimizin ahlakı nasıldı?” diye sorulduğun da şöyle cevap vermişlerdir: 
“O’nun ahlâkı Kur’ân’dı; O yaşayan Kur’an dı.”

Yani Kur’an canlansa insan kılığına girse ancak ve ancak bir Hazreti Muhammed olur, Hz. Muhammed olarak karşımıza çıkardı.

Kalem suresi 4. ayette de işaret buyrulduğu gibi

“Muhakkak ki O en yüksek ahlak üzere yaratılmış, bizzat Allah tarafından yetiştirilmiş ve insanlığa örnek olsun diye özel olarak terbiye edilmiştir. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı.”

Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, I, 12

Peygambere itaat Allah’a itaattir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyuruyor: 
“Kim Resul’e itaat ederse, muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur.” (4/Nisa, 80), “Biz bütün peygamberleri ancak Allah’ın izni (emri) doğrultusunda kendilerine itaat edilsin diye gönderdik.” (4 Nisa/64)

Sünneti-hadisleri inkar çaba ve çalışmaları Müslüman’ı Hıristiyanlaştırma çabalarının bir parçasıdır. Hele İslam ve sünnet düşmanlığına “Kur’an taraftarlığı” alet ediliyorsa Müslümanlar bu konuda son derece uyanık olmalıdır.

Ve şu uyuru dikkate şayandır;
Ebu Râfî (r.a) ‘den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
“Benim emrettiğim veya nehyettiğim bir konu kendisine iletildiğinde sakın sizden birinizi, koltuğuna yaslanmış olarak, “biz onu bunu bilmeyiz. Allah’ın kitabında ne görürsek ona uyarız, o kadar” derken bulmayayım.” (Ebu Davud, Sünnet 5; Tirmizi, İlim 10; İbn Mace, Mukaddime 2 (Tirmizi “bu hadis hasen bir hadistir” demektedir.)

Bu hadis sevgili Peygamberimizin mucizelerinden birisidir. Sevgili Peygamberimiz Vehhâbilerin, Hindistan Alt Kıtasında yetişen oryantalistlerin,Hıristiyanların ve Yahudilerin organize ettiği Sünnet düşmanlığını yaşarken görmüş ve bu konuda bizleri uyarmıştır.

Müslümanların örnek alması gereken kişi, tek önderimiz Hz. Muhammed’dir. Müslümanlar yaşayış tarzını, en ufağından en büyüğüne bütün hal ve hareketlerini O’nu örnek alarak düzenlerler. Allah Kur’an’da şöyle buyuruyor: “Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için Resulullah en güzel örnektir.” (33/Ahzâb, 21) “Resûlullah size ne verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının.” (Haşr/7)

Tevhid dininin (İslam’ın) son halkasını Hz. Muhammed (s.a.s.) teşkil etmektedir. Artık Rasülullah gönderildiğinden itibaren, Rasülullah’sız bir din, Rasülullah’sız bir akide ve inanç olamaz. Öyleyse, yeryüzünde Allah’a bağlanmak isteyenlerin ve Müslüman olarak kalmak isteyenlerin rehberi, kılavuzu Rasülullah’tan başkası olamaz. Çünkü Rasül’e itaat Allah’a itaattır.

SÜNNET ;
Peygamberimiz’in Kur’an’ı pratize etmesi, tefsir etmesi, 
dini uygulamak, öğretmek ve hayata hâkim kılmak için yaptıkları demektir. 
Sünnet Sevgili Peygamberimizin dinde takip ettiği yol ve metot demektir. 
Sünnet, Kur’an’ın hayata geçirilmesinde nebevî modeldir. Kur’an ve Sünnetin hayata geçirilmesinden, Onun gibi yaşayan Kur’an ve yaşayan Muhammed olmaktan başka yol yoktur. “Kim Allah’a ve Resûl’e (cân-ı gönülden) itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebiler, sıddıklar, şehidler ve salihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştırlar!” (4 Nisa/69)

Sonuç olarak;

‘’Kur’ansız sünnet, sünnetsiz Kuran olmayacağı gibi

 “Kuransız “ Sünnet ”ve “Sünnetsiz Kuran” Allah’ın dini değildir.

 

Selametle…

FAYDALANILAN VE TAVSİYE EDİLEN KAYNAKLAR:

-Hadis Karşıtları Ne Yapmak İstiyor ( Prof.Dr.Mehmet Yaşar KANDEMİR )

-Sünnet’in İslamdaki Yeri ( İmam SUYUTİ )

-İktibas Çizgisi İlgili Konu

-Peygambersiz Kurancılar ve Kur’an’ın Anlaşılıp Yaşanmasında Sünneti Değersizleştirme Gayretleri ( Hüseyin Bahş )

 

Salih TURHAL

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir