KARALAMA KAMPANYASI VE TARİHİ ŞAHSİYETLERİMİZ

Paylaşın:

KARALAMA KAMPANYASI VE TARİHİ ŞAHSİYETLERİMİZ

     Tarih geçmişteki insan topluluklarının gerek kendi aralarında, gerekse komşularıyla olan siyasal, toplumsal münasebetlerini yer ve zaman göstererek anlatan bir bilim dalıdır.   Evet, tarih bir bilim dalıdır ve her bilim dalında olduğu gibi objektif bakış açısı gerektirir. Tarih deneylerle tekrarlanamaz, tarihi bir olay yeniden yaşanamaz. İşbu sebeple tarihi olaylar ve dahi şahsiyetler yaşadıkları dönemin şartları göz önüne alınarak değerlendirilmelidir. Çağın koşullarını göz önüne almadan ya da dar bir pencereden bakmak, her bakanın farklı bir sonuca varmasını beraberinde getirecektir. Elbette bakanın metodu ve bakış açısına göre yorumların değişmesi muhtemeldir ancak yorumlarken tarihe ve tarihe mal olmuş şahsiyetlere saygı yitirilirse tarih bir bilim dalı olarak incelemekten çıkacak, kişisel hırsların bir aracı haline gelecektir.

     Bugün birkaç tarihçinin bir araya gelerek belli konular üzerinde konuşup tartıştığı televizyon programları, belli mecralarda yayınlanan köşe yazıları, makaleler herkesin malumudur. Meselemiz, bu programların veyahut yazıların içeriğini tartışmak, bunlar üzerine fikir beyan etmek değil konuşmacının/yazarın üslubunu sorgulamaktır. Söz konusu alanlarda hayli sık karşılaştığımız temel mesele şudur: Tarihi şahsiyetler! Esasen doğruyu söylemek gerekirse mesele bu alanlarla sınırlı da kalmıyor. Herkes şahsi olarak sosyal mecralarda içini döküyor bazen kan kusuyor ya da üç beş kişi toplanınca laf dönüp dolaşıp siyasete, buradan da tarihi şahsiyetlere geliyor. Kaçırdığımız nokra ise şu; elma ile armut toplanmaz. Diğer amiyane tabirle sap ile samanı karıştırıyoruz. Örneklerle devam edelim; Fatih Sultan Mehmet Han ile Atatürk’ü nasıl kıyaslayabiliriz? Yaşadıkları devirler arasında dört yüz küsür yıl bulunan iki şahsiyeti kıyaslamak merakı nereden gelmektedir? Şehid-i Âlâ Gazi-i Namdar Enver Paşa’nın yalnızca hata sayılabilecek işlerini işaret ederek yargılamanın kaynağı nedir? Atatürk’ün yalnızca alkol kullandığının, alfabe değişikliğini gerekli gördüğünün altını çizmek hangi zihniyetin ürünüdür? Hakeza Abdülhamid.Han için yargısız infazda bulunmanın, belki henüz tarihin konusu değildir ancak Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu’nu yalnız MÇP’den ayrılışıyla yargılamanın mantığı ve objektifliği nerededir?

     Yukarıda ismini zikrettiklerimizin dışında daha pek çok şahsiyeti sıralayabiliriz. Meselemiz Enver Paşa’yı fikriyatımızda ipe götürürken olayların hinterlandının göz ardı ediliyor oluşudur. Bugün en çok konuşulan kendisinin Alman hayranı olduğudur. Oysa tarihi bilgi ve belgeler göstermektedir ki Almanya Osmanlı için savaş taraftarlı arasındaki askeri açıdan en kuvvetli müttefiktir. Üstelik Paşa’nın “Hadi Almanların yanında savaşa giriyoruz (!)” demesiyle de taraf seçilmemiştir. Burada düşünülmeyen bu kararı onaylayan başka isimlerin ve padişahın da oluşudur. Hülasa 1. Cihan Harbi yenilgisinin sorumlusu ya da tek sorumlusu Enver Paşa değildir. Atatürk tarihe alkol almakla adını yazdırmış bir şahsiyet değildir. O milli Mücadelenin önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur. Bugün bazı kesimler onu kafirlikle suçlamakta buna dayanak olarak da bazı devrimlerle eşleştirerek rakı sofrasında bir fotoğrafı göstermektedirler. Oysa Atatürk’ün ömrü boyunca yaptığı tek iş bu mudur? İşte en büyük yanılgımız maalesef tarihi şahsiyetleri belli yönleriyle ele alıp ardını ve önünü düşünmeden, daha acısını düşünülmesini engellemek amacıyla yargılamaktır. Kimileri için bu cahillik alameti sayılabileceği gibi kimileri içinde hainlik alametidir. Tarihte derin izler bırakan olaylar ve şahıslar bahsettiğimiz üzere birbirine karıştırılmakta, kasıtlı olarak kötüleme operasyonları ile halkın gözünden düşürülmeye çalışılmaktadır. Fakat tarihi okuyanlar, gerçek aydınlar ve aydınlanma yolunda olanlar cahilin cesaretine verse de hainleri asla unutmayacaktır.

Ayfer GÜLER

One Reply to “KARALAMA KAMPANYASI VE TARİHİ ŞAHSİYETLERİMİZ”

  1. Beş bin yıllık bir tarihe sahip olunca, tarihimizin içinden şahıs seçme keyfiyeti bulanlar olacaktır.Bu cüreti gösterenlerden yek vücut tarih anlayışı beklemek ahmaklık olacaktır.
    Temas ettiğiniz konu Türk kültür ve tarihi açısından çok önemli bir konu.Umarım ders alanlar olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir