İSMET VE BEN İNSANDIK

Paylaşın:

İSMET VE BEN İNSANDIK

Her gece odama sızan ayın ışığında boğulurken yaşım kaçtı ? Köşe başındaki bakkalda o çok sevdiğim şekerleri almadı diye anneme kızdığımda yaşım kaçtı? 

Ne muhteşem bir döngü. Zincirin tüm halkası benden, bana uzanıp gidiyor. Yunus’un; ‘ Bir ben var benden içeri’ dediğini şimdi anladım. Peki, ama sonu nerede bu iç’in.

Daha önce Tanrının kudreti ile yaratıklarından en üstünü olmaktan böbürlenirdim . Düşündüm ve insan olmak ilk defa ürküttü beni. Tutunacak bir dal aradım fikrime. Ben zaten naif yürekli bir insandım; acılarla oynaşamam. Hiç fark etmezdi nerede olduğum. Kim ki şu yanımdaki!  En bedbahtı, en âlimi de olsa fark eder mi ?

Ben buydum ve terzim Allah’tı. Hatalıysam dahi ben kalbi topallamış aksaklardandım. Küregen kadar zalim değilsem de üstüme çöreklenen bu acılar revaydı . Evet, evet revaydı bana. Kimi zaman kalbin hakkıdır dağılmak. Yeniden bir oluş ve teselli ister. ‘’ Rabbin her şeye şahit olması yetmez mi(41:53) ? ‘’ dedi, dedim yetmez ise bu yaşamak yükü bende baki kalsın… Bırakın da yorulayım yahu. Dizlerimin bağı çözülsün ve yine yaşarken öleyim kerelerce. Beni adam edecek Tanrı nasıl olsa , kalsın bu yaşamak yükü omuzlarımda..

Sonuçta Tanrı’nın İsmet ÖZEL’e verdiği hata payı benim de hakkım değil mi ? İsmet mi kim ? İnsanlardan çok bir insandı, öyle ki ilmek ilmek işledi beni o şiire. Ömrüme ibret oldu Münacaat. Ondan da öyle gördüm, benim törem bu. Bırakın kalsın bu yaşamak yükü omuzlarımda, Tanrı beni elbet adam edecek.

Şeymanur ARICI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir