İflas Veya İhtiyaçtan; “Satılık Belediye”

İFLAS VEYA İHTİYAÇTAN; “SATILIK BELEDİYE”

Siz hiç, bu güne kadar, parası bittiği için memuruna-işçisine maaşlarını ila nihaiye ödemeyen… Yapılan hizmetlerin karşılıklarını ödeyemediği için haciz, memurlarının cirit attığı, mallarını sayarak yeddi emine teslim ettiği… Belediye tabelasının altına; İflas veya ihtiyaçtan; “Satılık belediye” levhası gördünüz mü?

Belediye, gelir durumu ne olursa olsun; genel bütçeden ya da başka kaynaklardan, bütçesi yeterli düzeyde gelsin ya da gelmesin… İster koskoca bir metropol olsun, her sokağında gelir oluşsun… İster, küçük bir sahil kasabası olsun; Yılda 3-4 aylık turizmle yüzler gülsün. İster, Anadolu’mun her hangi bir noktasında; Bütçesi sadece, rutin hizmetleri yapmaya, personel maaşını ödemeye yetecek kadar olsun… İster, gelir şişkinliği ile kasaları dopdolu olsun… İster, her ayın sonunda; Bir ay sonranın yapılması düşünülen hizmetleri için, kara kara, düşünülmek zorunda kalınan bir belediye olsun…

Sokakları temizler, su borularını tamir eder, kar kürer, yol açar ya da düzenler, temiz ve pis su hizmetlerini; Öz kaynak kullanarak, yap işlet devret modeli ile gelecekteki geliri ipotek vererek, bazen de boyundan büyük borçlanarak, gerçekleştirir. Hatta beldedeki vatandaşların bir kısmına, destek olabilecek bir kumbara bile geliştirir. Hülasa hizmet yaparlar. Yapmak zorundadırlar. Ama asla, belediye tabelasının altına, penceresinin camına ya da çok satan bir gazetenin, çok tıklanan bir sitenin sayfasına; İflastan ya da ihtiyaçtan; “satılık belediye” ilanı, vermez. Çünkü belediye batmaz. Batamaz.

Devlet, borçlarını üstlenir-kendisine olanları siler veya ödeyeceği şekilde vadesini uzatır, gelirini arttırır, para verir… Aklınıza gelebilecek, bu güne kadar uygulanmış her türlü yöntem ile; “Belediye, borçtan-yükten, rezillikten kurtarılır.” Bu arada; Belediyeye iş yapan, ürün ya da hizmet satan, ihale alan ve alacaklı durumda olan; “Belediyenin” iş “ortakları” da kurtarılmış olur. Bu “ortakların” bulunduğumuz serbest Pazar ekonomisinde; İflas etmesi, borcunu yok sayacak şekilde el değiştirmesi, satılması mümkün olmayan, “belediyenin” iş “ortağı” değil de, piyasadaki herhangi bir firmanın “iş ortağı” olsalardı, böyle bir şansı, asla olmazdı.

Devletin halkı ile barışıklık kararı verdiği, onların lehine, onların karına, onların, kazancına dönük çalışmalar yapacağını vaat ettiği, hatta bir nebze bu yolda adım da attığı şu günlerde; “Eşit şartlarda eşit paylaşımı” önceleyelim. Sadece, güçlü-tanıdık, belediye ile ilintili olanlara yakın olanların; “Belediye ile iş ortaklığı “ yerine, “Halkın belediye ile iş ortaklığı” yapmasını, “halkın insanca yaşama rutini”ni garanti altına alacak olan; “Büyük Aile” modelini getirelim. İhtiyaçtan satılık yaşamları, ortadan kaldıralım. Vatandaş, seçimlerde, rutin-modern, çağdaş belediye hizmetlerini de alacakları başkan adaylarına; “Başkan; Ay sonunda bana ne kadar kazandıracaksın?” diyebilsin.

                                           Cevdet TELLİOĞLU

Yazımızı sosyal medyada paylaşın:
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir