Hicaz Çöllerinde Bir Avuç Türk’ün Kahramanlığı

Kitap Suuru
Paylaşın:

Hicaz Çöllerinde Bir Avuç Türk’ün Kahramanlığı

Mehmer ORAL

Hazırlayan:Dr.Salih ÖZKAN

Kömen Yayınları, 2012 Konya, 314 Sayfa ISBN:978-975-6527-72-6

Fatih Oğhan

İhtiyat Zabiti Mehmet Oral’ın hatıratını Dr. Salih Özkan kitap haline getirerek okuyucularla buluşturmuş. Kitabın birinci Bölümün de Mehmet Oral’ın Kafkas Cephesinde geçirdiği günler anlatılıyor. İstanbul’dan Kafkas Cephesine giderken gördükleri, yaşadıklarını anlatırken bizleri o günlerin yokluğuna, yoksulluğuna, gözyaşı  ve acılarla yeniden yüzleştiriyor. Bu bölümde cepheye giderken demiryolları ile ilgili  tespiti ise pek üzücü ve düşündürücü. Osmanlı yöneticilerinin Türk Milletinin hakkı olan demiryollarını, Arabistan’ın her tarafına Suriye, Filistin gibi yerlerin en ücra köşesine kadar yapmasına rağmen Anadolu coğrafyasını bu hizmetlerden mahrum ettiklerine, ihmalleri gittiği yerlerden edindiği gözlemlerle yıllardır milletin üzerine musallat olan Hanedan ve Halifelerin bazılarının saraylarda sefa sürerken Anadolu’nun servet ve evlatlarının kendi sermayeleri gibi her tarafa Karadağ, Arnavutluk, Arabistan çöllerinde, Afrika, Yemen, Hicaz’dan Basra’ya kadar büyük bir coğrafyada hain ve hayırsız milletlerin sefahati için harcandığı ile ilgili tarihi bir gerçeği ortaya koyuyor. Birinci bölüm o dönemin yokluğunu, yoksulluğunu, sefalet ve acısını bize anlatırken Mehmetçiğin tarihin her döneminde olduğu gibi o döneminde de vatana olan sevdası ve bu uğurda gösterdiği fedakarlıklara da değiniyor. Mehmet Oral’ın Kafkas Cephesi ve orada vazifelerinin bitişi ile İstanbul’a geri dönüşleri ile birinci bölüm sonlanıyor.

Haydarpaşa’dan trene binmeleri ile başlayan ikinci bölümde  de Sina Cephesine gidişleri Hicaz’da yaşadıkları, Bedevilerin Türk askerine yaptığı hainlikleri, ordunun Arabistan çöllerindeki yaşadıkları, askerlerin açlık ve sefaletle nasıl başa çıktıkları, bazen ayı, bazen köpek yiyerek geçirilen günler. Şeytanın aklına gelmeyenin orada Arap’ın aklına gelmesi, köfteci bir Arap’ın insan ölülerini nasıl temin edip ölülerin  kaba yerlerinden köftesine malzeme yaptığı, maydanoz ve baharatlar yardımı ile nasıl millete insan etinden köfte yedirdiği bu köftelerin hikayesini bir gün trende karşılaştığı muhacir yolcudan nasıl öğrendiği, Hicaz ve Medine’yi savunan Fahri Paşa’nın esaret günleri, Arapların, Türk düşmanlığı yine Anadolu’da himaye ve itibar gören Arapların burada kendilerine yaptıkları eziyetler zulümler, hacı olmak için giden Türklerin  Araplar tarafından nasıl soyuldukları, varlıklı hacılarımızın Araplar tarafından nasıl paraları alındıktan sonra öldürüldükleri kuyu olayı ile birlikte anlatılıyor.

Üçüncü Bölüm, esaret günlerinin anlatıldığı bölüm, düşmana esir düşmeleri ve İngilizler tarafından Mısır’da esir kampına nakilleri ile başlayarak esir kampına ilk girişleri burada başlarından geçen garip, insanlık dışı uygulamalar esirlerin anadan üryan soyundurulup,  elbiselerinin ütü kazanlarına atılması, elbiseleri kazandan çıkan esirlerin asfenikli su fıçılarından temizlenmeleri, üstlerinde değerli eşya ve paralarının İngilizler tarafından nasıl gasp edildiği bu da yetmezmiş gibi İngilizlerin soygunundan sonra ermeni tercümanların da arta kalan değerli eşyalarına ve paralarına el koymaları ve onları aşağılamaları anlatılıyor. Esir kampında yaşanan insanlık dışı uygulamaların yanında Ermeni doktorlarca, Türk askerlerinin sağlam gözlerinin yanlış ilaçlar ve art niyetli sağlık uygulamaları ile önce  ağrılar içinde görmez hale getirilip bu acıdan kurtulmak için onları kendilerinin rızası ile gözlerini yerlerinden sökmek suretiyle tedavi ettikleri uygulamalarda bu bölümde anlatılıyor. Mısır’daki esir kamplarında yazarımızın gözlemlediği İngilizlerin Mısır halkını nasıl korku ile kendilerine bağladıkları, Mısırlıların İngilizlere nasıl tabi oldukları da anlatılıyor.

Mehmet Oral’ın Hintlilerin nasıl kandırılıp İngilizlerin yanında saf tuttukları da bu kitap da anlatılıyor. Hintliler burada gerçekleri gördükleri, İngilizler tarafından kandırıldıklarını anladıklarında ise ellerinden bir şey gelmediği için kaderlerine razı olduklarına da değiniliyor..Şerif Hüseyin ve oğullarının yaşadıkları ile hainlerin sonunun nasıl olduğu bu aile üzerinden örneklerle okuyucuya sunuluyor.O dönem tarihine meraklı olanlar için birinci elden çıkmış bilgilerle dolu bu kitap okunmayı hak ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir