GELECEĞİN TÜRK DEVLETİNE ZAMANDA YOLCULUK -2- ZAMANDA SAPMA

Paylaşın:

GELECEĞİN TÜRK DEVLETİNE ZAMANDA YOLCULUK -2- ZAMANDA SAPMA

Hüseyin Aşkıntuğ:
Bu da nedir böyle Talayhan?

Onur Talayhan :
Kol saatimizdeki proton solüsyonu manyetik dalgalanmanın ters akışı ile meydana geri bir
enerji oluşturdu. Proton solüsyonları ışık hızına bağlı döner devreyi de tersine çevirdi. Solucan deliği için kuantum köpükleri de olasılıklar içinde olasılık ile hareket etti , bu da bizi gitmek istediğimiz doğrusal noktadan başka bir doğrusal noktaya sürükledi, Aşkıntuğ…
Hüseyin Aşkıntuğ anladığını belirtir biçimde elini yonca gibi açarak , zaman yolculuğunda başlarına gelen duruma ekleme yaptı;
Geleceğe doğru yaptığımız zaman diliminden, tersi ile başka bir zaman dilimine , bir an ile bir ‘süreliğine’ geçiş sağladık… Zaman sapması yaşadık..

Onur Talayhan:

Evet Aşkıntuğ ; şimdi vakit kaybetmeden hangi zamanda olduğumuzu önce bilmemiz gerekiyor.
İki Türk bilim genci Aşkıntuğ ve Talayhan içinde oldukları zamanı anlayabilmek için etraflarındaki
yapıları incelemeye başladılar.
Onur Talatyhan:
Aşkıntuğ ilerideki binayı görüyor musun? Türkiye Büyük Millet Meclisi burası.

Evet dedi , Aşkıntuğ. Meclis binasının önünde ahşaptan bir dergilik, gazetelik gördü.
Ahşap raflara koyulmuş gazeteyi ellerine alan Aşkıntuğ, bu latin alfabesi değil, sami ırkının alfabesi..
Evet , dedi Onur Talayhan; gazetenin ilk sayfasını incelerken; üst sağ köşede tarih latin ırkının
alfabesi ile yazılmış, görüyor musun Aşkıntuğ?


3 Ağustos 1926
Aşkıntuğ:
Gökbörümüz Mustafa Kemal Atatürk zamanı, inanılır gibi değil…
Aklî ahlâkı ve bilimi teşvik edici sözlerle sevdiren Atatürk’ün zamanında olmak iki Türk gencinin en kalbi hislerle heyecanlanmalarına vesile olmuştu.
Bu gönüllerinden gelen içten heyecanları henüz bitmemişken Meclis zâbitlerindan birisi karşılarına dikilerek:

Meclis Zâbit :
• Efendiler ! Siz Kimsiniz? diye sordu.

Aşkıntuğ ve Talayhan şaşkınlık içinde kekeleyerek;
• Eee, biz Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkmak istiyorduk. Muasır medeniyetlere
ulaşabilmek için ilim yolunda ilerlemenin nasıl sağlanacağı hakkında kendisine görüş beyan edecektik.

Meclis Zâbit :
• Atatürk ?

Onur Talayhan :
Soyadı kanunu henüz çıkmadı , hatırla 1926 yılındayız, Aşkıntuğ

Meclis Zâbit:
Aranızda hususi fısıldaşmaları bırakınız. Gazi Mustafa Paşa , Kuruçeşmeden kömür yükü alan Bozkurt gemimizin durumu ile meşguller şu vakit. Başka bir vakit için plan projeleri sunmanız daha uygundur.

Aşkıntuğ ve Talayhan birbirine bakarak:
• Bozkurt gemisi..

Meclis Zâbit:
• Elinizdeki gazeteden okumadınız mı dün geceki havadisi ?

Onur Talayhan :
• Okuduk; lakin olayı tam idrak edemedik.

Meclis Zâbit:
O halde sizin zihninizi berraklaştırayım. Dün gecenin zifiri karanlığında Fransızların Lotus gemisi
gümbürtüyle Bozkurt gemimize çarptı. Bu kaza sonucunda 8 Türk vatanperver mürettebat dünyasını değiştirdi. Fransızlar da yaralanma yok, Bizim Bozkurt gemimiz denizin dibini boyladı. ama Fransızların bizim Bozkurt gemimize kasten mi, bilmeyerek mi çarptığı henüz bilinmiyor. Mustafa Kemal Paşa , adalet bakanımız Mahmut Esad Bey’le görüşmeler yapıyor.

Aşkıntuğ ve Talayhan :
• Peki, geçmiş olsun hepimiz için, esenlikler dileriz .
diyerek Meclisten ayrıldılar.

Talayhan :
Bozkurt gemisi hakkında detaylı bilgin var mı? Tarihte ne olmuştu?

Aşkıntuğ :
Evet, ikinci üniversitemi tarih Bilimi üzerine yaptım. Bu yüzden Bozkurt Gemimiz davasını şöyle
anlatayım;
Meclis kâtibinin anlattığı gibi dün tarihî olan 2 Agustos 1926 da Fransız gemisi bizim Bozkurt adlı
gemimize çarptı. Fransız kaptanın avukatının yargılanması konusunda yapmış olduğu itiraz sonucu
Türkiye ile Fransa arasında bir krize yol açmıştı. Kriz sırasında iki ülke bir hakemlik sözleşmesi
imzalayarak konuyu Uluslararası Daimi Adalet Divanı’na götürmeye karar verdi.
Birinci Cihan harbinden çıkmış , Osmanlı hanedanlığın asıl sahibi Türkler tarafından kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti birçok bürokratik zorlukla karşılaştı. Osmanlı zamanından kalmış sıkıntılarla birlikte Yeni kurulan Cumhuriyet yönetimi , savaştan yeni çıkmış olmanın verdiği askeri, sosyal ve ekonomik her türlü sorunlarla da mücadele etmekteydi.
Diğer Avrupa ulusları ile yaptığı antlaşmalarda eşit şartlarda oylama yapılamamakta ve yeni kurulan cumhuriyetimiz aleyhine sonuçlar alınmaktaydı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla savaş döneminin işgal güçleri ile anlaşmazlık meydana da geliyordu Bozkurt gemimize çarpan Fransız Lotus gemisinin çıkarttığı kriz – ki ben kasten Bozkurt gemimize çarptığını düşünüyorum Osmanlı’dan kalan kapitülasyonlarla da mücadele sorunu idi hakikatte.
Savaş döneminin işgalci güçleri bürokraside de karşı karşıya gelen Türk devletimiz eğemenliğinden taviz vermemek için de çok mücadele etti. Atatürk’ün talimatı ile Mahmut Esad Efendi dava ile
görevlendirilmiş, soyadı kanunu ile, gemimize aynı milli bilinç ile verilen Bozkurt soyadını almıştır.
Mahmut Esad Bozkurt. Elbette tanıyorsun .

Talayhan:

• Elbette. ‘’ O’nunla ve Mustafa Kemal Atatürk Gökbörümüz olan Atamızla görüşmemiz
mümkün değil, zaman sapması olarak çok çetin geçen bir güne denk geldik.
Artık gitme zamanı geldi. Koordinatları ile birlikte gün , ay, yıl ve saati şimdiki zamandan gelecek
zamanına alarak zamanda yolculuğa devam edelim’’ diyerek açılan manyetik dalga tesirli solucan
deliğinden içerisinde geçiş yaparak zamanda ilerlediler.
2. Bölümün sonu

Zeynep Han DİKMEN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir