Dostluk Üzerine Fethi Gemuhluoğlu Kitabı

Paylaşın:

 Dostluk Üzerine Fethi Gemuhluoğlu Kitabı[i]

İz Yayıncılık 2016, 694 Sayfa,  ISBN: 975-355-95- 53

Fatih OĞHAN

Fethi Gemuhluoğlu, basılmış kitapları olmadığı için pek tanınmasa da tarih, medeniyet, kültür ve eğitim ile alakalı bir konuda ismini duymamanızın da imkansız olduğu bir gönül ehli. Ben de ismini Nihal Atsız’ın cenaze namazında imam efendi helallik istemek üzere, “Mevtayı nasıl bilirdiniz?” diye sorunca verdiği cevabı ile duymuştum: “İmam efendi, o musalla taşı musalla taşı olalı böyle bir er kişi görmedi!”

Feyzinden, sözlerinden, yazılarından yüzlerce kişinin istifade ettiği Fethi Gemuhluoğlu 1922 yılında İstanbul Göztepe’de doğmuştur. Arapgir’e yerleşmiş asil bir Türkmen ailenin hayırlı bir evladıydı. İlk ve orta öğreniminden sonra hukuk okumuş, İstanbul’un çeşitli liselerinde öğretmenlik, Spor ve Sergi Müdürlüğü, Odalar Birliği Basın Müşavirliği gibi görevlerde bulunmuş, son olarak da Türk Petrol Vakfı Genel Sekreterliği yapmıştır. Ali ve Selman adında iki çocuk babası olan Gemuhluoğlu, 5 Ekim 1977 tarihinde Hakk’a yürümüştür.

Dostluk Üzerine Fethi Gemuhluoğlu Kitabı, Fethi Gemuhluoğlu hakkında derli toplu bir kaynak olarak okuyucuya sunulmuş. Kitap, yedi bölüm olarak hazırlanmış. İlk bölüm; Fethi Gemuhluoğlu’nun Adınlar Ocağı’nda yaptığı “Dostluk Üzerine” konuşmasının yer aldığı bölüm. Gemuhluoğlu’nun dostluk üzerine yapılan konuşması sadece okunmamalı; yaşanmalı. Hayatımız devam ettiği sürece… Çünkü o konuşma hayatımıza yön verecek, anlam katacak tavsiyelerin olduğu, kutup yıldızı niteliğinde bir yazı. İnsanın önce kendisine dost olmasını sonra her şeye dost olmasını salık veren o muazzam konuşma ölüme dahi dost olmayı tavsiye ediyor.

İkinci bölüm, Fethi Gemuhluoğlu’nun çeşitli dergilerde, gazetelerde, özelikle Arapgir Postası’nda yayımlanmış yazılarından oluşuyor. Mazlum coğrafyaların durumu, onların dertleri ile dertlenen bir insanın uyuyanların uyanmasına vesile olan yazıları, kültürümüz ve büyükşehirlere köylerinden, kasabalarından okumak için gelen gençlere kol kanat germek adına onları hayır sahiplerine tanıtan yardım elleri uzanmasına vesile olan yazıları bu bölümde okuyabilirsiniz.

Üçüncü bölümde, Mahir Gediklioğlu’na, Galip Erdem’e, Yavuz Bülent Bakiler’e, Bahaettin Karakoç’a, Nabi Avcı’ya ve diğer isimlere yazdığı yol, iz gösteren mektuplarına yer verilmiş.

Dördüncü bölüm, Gökhan Evliyaoğlu, Özdemir Asaf, Nihal Atsız, Sezai Karakoç, Yavuz Bülent Bakiler, Bahaettin Karakoç, Erdem Beyazıt, Mustafa Miyasoğlu, N. Yıldırım Gençosmanoğlu ve birçok şairin Fethi Gemuhluoğlu’na ithafen yazdığı şiirler ve rubailerinin toplandığı bölüm olmuş.

Beşinci bölüm, 22 Ekim 1977’de Aydınlar Ocağı Genel Merkezi’nin tertiplediği anma toplantısında ülkemizin önemli isimleri arasına girmiş kişilerin anma konuşmalarına yer verilmiş.

Altıncı bölüm, Fethi Gemuhluoğlu hakkında 1977 – 1987 yılları arasında yazılanların olduğu bölüm. Bu bölümde iki ismin yazdıklarını çok önemsedim ve üzüldüm. İlki Tarık Buğra, Fethi Gemuhluoğlu’nun erken yaşta vakitsiz ayrılışından dolayı en çok üzülenlerdendi. Hep okuyan, ben iyi bir okuyucu olmaya çalışıyorum diyen, Gemuhluoğlu’nun kitap yazmaya başlayacağına olan inancı, erken yaşta aramızdan ayrılışı ile bunun gerçekleşmemesine üzülmesi ve Cemal Süreya’nın 99 Yüz adlı insanlık antolojisinde Fethi Gemuhluoğlu için yazdığı vefasızlığımızın belgelerinden biri:

“Sağcıların bir Fethi Gemuhluoğlu’ları vardı. Genç yaşta ölen bu geniş ufuklu adam kendi kesiminde önemli bir işlev kazanmıştı. Her söz ya da her olayın yorumu bir de ondan geçerdi. Sağcılar onu veli derecesine yükseltirler. Ölünce de hemen unuttular.

Altıncı bölümde, Fethi Gemuhluoğlu hakkında yazılan yazıların küçük bir kısmı olsa da ne kadar çok yüreğe dokunduğuna, her kesimden insana hakkında güzel şeyler söyletebildiğine, gidişiyle çok kişiyi üzdüğüne  şahit oluyorsunuz.

Son bölümde, İbrahim Yarış’ın, Fethi Gemuhluoğlu’nun kardeşi Necmettin Gemuhluoğlu ile yaptığı söyleşisine yer verilmiş.

Dostluk üzerine Fethi Gemuhluoğlu Kitabı’nın sayfalarını bitirdiğinizde Anadolu coğrafyasından bir yiğidi daha tanımanın mutluluğunu yaşayacaksınız. Gemuhluoğlu’nun feyzinden, ilhamından, dostluğundan, ağabeyliğinden, hocalığından istifade edenler kervanına büyük ihtimalle sizler de dahil olacak; dostluğun şuuruna varan, dost olmanın anlamlı hazzını yaşayanlardan olma şansını da yakalayacaksınız. Siz de Gemuhluoğlu gibi milletinize daha yüksek bir sevgi ile yaklaşıp gençliğe olan ümidinizi perçinleyeceksiniz. Vatanı vatan yapan değerlerimize daha sıkı sarılacak, annelerin kıymetini bilecek, hürriyetinize daha bir düşkün olacaksınız. Maddenin egemen olduğu dünyamızda manaya daha bir başka anlam yükleyip o anlamlarda kendinizi bulacaksınız. Bulduysanız da karanlık dehlizlerde artık hiç kaybolmayacaksınız. Bu toprağın bağrından çıkıp gelen bir yiğit oğlu yiğidi tanıyıp ona da bolca dua edeceksiniz.

[i] Bu yazı Kitap Şuuru intisabıdır. (Editörü: Burak Akdağ) www.kitapsuuru.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir