Dev Fısıltı

DEV FISILTI

Bir gün bulutlar karardı
Tepelerin ardını kapladı yalnızlık
Tepelerin ardında ıssızlık…
Önce barış çıktı bulutlar ardından
Gökkuşağını sırtlamıştı omzuna
Derin bir mutluluk vardı
Bir kuş kanadında merhamet…
Ve bilinmeyen sevinç nağmeleri…
Ardından bulutlar karardı yeniden
Ve tepelerin ardında yalnızlık
Ve birden dev kollu bir canavar çıktı
Gözleri ateş saçan, insanın içini yakan
İnsan yüreğinde derin kuyular açan,
Yalnızlık mısraları saçan,
Bulutları esir eden bir savaş…
İnanmışlar çağında, inanılmamış bir savaş…
Ve her şeye, herkese savaş…
Önce insan o ateşle kendini yaktı
Elbette canavardaydı suç…
Gelmemeliydi bulutlar ardından
Ve derken insan yandıkça yandı…
Yaktıkça yaktı kendi karanlığını
Devin pençeleriyle sarılıyordu artık dünyaya…
Yalnızlık döngüsünü sarıldığını anladı
Ama vazgeçmedi bu sevdadan…
21. Yüzyıl dedi, yalnızlık aşktır dedi
21. Yüzyıl dedi, insan vicdansızdır dedi
21. Yüzyıl dedi, dev silahlar üretti…
Bir canavar sökmüştü insanlığın kalbini… Fısıltılar eşliğinde başlayıp
Yangın yerine dönen dünyanın
Yani 21. Yüzyılın adıydı
Savaş…
İnsanın kendiyle ve insanlıkla savaşı…
Canavar bulutlar ardında fısıldarken
Yüksek sesli barış türküleri de çıktı elbette…
Ancak boşunaydı bunca nota ile buluşmuş sesler…
Barış türkülerini herkes kendi için söyledi…
Oysa barış türküsü insanlık için olmalıydı
Canavarın başta dişleri dökülürdü
Ardından pençeleri ve yok oluşu…
Öyle ya bizi en çok öldüren
Kendimize yazdığımız türküler…
Kendimize yazdığımız satırlar…
21. Yüzyılın ben’lik mirası…

Sebile ÖZGEZ

Yazımızı sosyal medyada paylaşın:
0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir