BİZİ HİÇBİR ŞEY BÖLEMEZ ‘ SEÇİM’ DEN BAŞKA

Fatih Demirel
Paylaşın:

BİZİ HİÇBİR ŞEY BÖLEMEZ ‘ SEÇİM’ DEN BAŞKA

Üçtuğ medya platformu siyaset üstü bir eğitim akademisidir. Türk dünyasındaki eğitici ve birleştirici medya boşluğunu doldurmak hedefinde olan bu platform belki de ta en başından bu niyetle yola çıkıp kendilerini kavganın ortasında bulan büyüklerimizin gerçekleştiremediği ama hep özlemini duydukları bir hayalin bugünkü tezahürü olarak siz okurlarımızın her daim hizmetinde. Bu sebepten dolayı üçtuğ medyada siyaset harici her fikir tartışılabilir, farklı konularda bilgi paylaşımında bulunabilir. Ben bugün seçimleri ele alacağım fakat siyaset yapmayacağım.

25 Mart 2009’ da Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 arkadaşını taşıyan helikopter Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinden havalanıp Yozgat\Yerköy istikametine giderken Keş Dağı’nda düşürüldü. Ben kaza sonucu düşen helikopter söylemlerine inat  ‘düşürüldü’  ifadesini bilerek kullandım. Bugün herkes bu olayın suikast olduğuna inanıyor fakat bu tür şeyler inanmakla yada içinden öyle geçirmekle olmaz hele Türkiye gibi bir hukuk devletinde her şey en detaylı biçimde araştırılır ve tüm kamuoyu aydınlatılır, suçlularda hak ettiği cezayı alır. Şehadetlerinin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen bir arpa boyu yol kat edilmemesi adaleti derinden yaralamış ve Türk hukukuna olan güveni de sarsmıştır. Aileler ve geride kalan gönül dostları yıllardır mahkemelere gidip gelip olayın üstünün örtülmesine şahit olmaktan dolayı yakınlarını kaybetmenin acısının üstüne; umutsuzluk, inançsızlık, güvensizlik ve adaletsizlik gibi nice duygular eklemiş acıları kat be kat artmıştır. Muhsin Yazıcıoğlu’ndan bahsedecek olup bu meseleye değinmeden olmazdı. Allah sabırlar ihsan etsin aramamaya ve kurtarmamaya şahit olan bu milletin vicdanına ‘katillerin bulunmamasını’ da bırakıp girmek istediğim konuya gelmek istiyorum.

Türk siyaseti sadece dürüst, inançlı, temiz bir siyaset adamını kaybetmediğini onunla birlikte şahsıyla bütünleşmiş değerlerini de kaybettiğine bu seçimde fazlasıyla şahit olduk. Ölümünün ardından şu cümleleri kuran Deniz Baykal’ın ne demek istediğini daha iyi anlıyoruz :

“TBMM sigortasını kaybetmiştir .”

Seçim süreci boyunca hakim olan sert dil insanları yordu ve bezdirdi. Ayrıştırıcı , kutuplaştırıcı , sevgiden ve saygıdan yoksun olan bu dil herkese Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’ nun şu sözlerini hatırlattı :

“Seçimler kavga aracı olmasın. Sel gider kumu kalır. Bu seçimde gidecek ama siz akraba olarak komşu olarak kalacaksınız.”

Taceddin Dergahına defnedilenin yiğit bir bedenden çok daha fazlası olduğunu 15 Temmuzda sokaklarda tankları görünce de fark etmiştik. “Namlusunu Millete Çevirmiş Tanka Selam Durmam”

Şehadetinden sonra ‘ umutsuzlukla yoğrulmuş yarınların Türkiye’sinde yüreksiz adamlara ‘ şahit olarak geçirdiğimiz yıllarda; sabah başka akşam başka konuşan siyasetçileri görüp “Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için bu kadar fırıldak olmaya gerek yok.” Sözünü hatırladık.

Bu seçimde tıpkı son yıllardaki diğer seçimler gibi kavga aracı oldu. Siyasetçiler ağza alınmayacak kelimeleri hiç çekinmeden birbiri için söyledi. Taraflar ve taraftarlar oluşturuldu. Siyasetin bu kaba ve ayrıştırıcı dilinin halkta karşılık bulduğu daha da vahimi benimsendiği ve taklit edildiği ise seçim gecesi ortaya çıktı. Ben İstanbul’da yaşamıyorum. Seçim sonuçları resmileşince kim belediye başkanı olursa hayırlı uğurlu olsun. Seçmenin takdiri ne yönde tecelli ettiyse o başkan olsun. Fakat bunu benim gibi dile getiren kişi sayısı maalesef çok az. Özellikle twitter kullanıyorsanız sizde fark etmişsinizdir. İnsanlar iki tarafa ayrılmış ve hiç tanımadığı bir kullanıcıyı sırf karşı tarafta diye adlandırdığı için fütursuzca cümleler ile saldırmayı herkes hakkı olarak görüyor. Tarihe baktığımızda İstanbul imparatorluklar tarafından paylaşılamayan bir şehir olmuştur. Uğruna savaşların yapıldığı binlerce insanın onu elde edebilmek için canını verdiği ve bizim nezdimizde de dünyanın gözünde de çok değerli bir şehir. Fakat biz İstanbul’u ona göz koyan ya da 600 yıllık hesaplar içinde olanlarla paylaşmayız. Kendi içimizde yaptığımız bir belediye seçimi için birbirimizi düşman belleyip siyasetçilerin bilediği kin duygularıyla bir arada yaşama birlikteliğimize dinamit koymak bir terör belasından daha vahim bir durum.

Seçim yöneticilerin vatandaş tarafından belirlendiği bir demokrasi aracı olmaktan çıktı. Bugün İstanbul nezdinde tüm Türkiye’de iki kutbun birbirine saldırdıkları bir arenaya dönüştü. Siyasetçiler daha fazla oy almak için her türlü suçlama ve hakareti yapmayı mübah olarak gördüler fakat vatandaşın kendini bu duruma bu kadar kaptırmış olması oldukça tehlikeli bir durum olarak göze çarpıyor. Olayı dini değerlere, yaşam tarzına, ırkçılığa, laikliğe kadar indirgeyenler var. Vatandaşın bu kadar kutuplaşması hep pusuda bekleyen bazı güçleri de heyecanlandırdığını düşünüyorum. Fake hesaplarla gerginliği arttırıcı söylemlerde bulunup 2 . Gezi ya da aklımıza dahi gelmeyecek kirli hesaplar yapanlar var. Çok dikkatli olmalıyız. İstanbul da bizim Türkiye de. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Yeni kimliklerle beraber herkesin kimliği aynı renkte, kimliğimiz aynı renkte olup tenimiz farklı renkte olabilir. Siyasi görüşümüz, oy verdiğimiz parti, tuttuğumuz takım ve daha nice özelliğimiz farklı olabilir. Avcunu ovuşturup birbirimize girmemizi isteyenlerin gözünde aynıyız. Kendi tohumunu bize satan için ister Diyarbakırlı ol ister Erzurumlu, onun markasının hayranı olan gencimizin Edirne de yahut Ankara da doğduğu onu hiç ilgilendirmiyor. Seçim artık bitmeli yasal meseleler olabilir. İtirazlar, sayımlar, nihai sonuçlar bunlarla görevli bir Yüksek Seçim Kurulumuz var. Tabi isteyen kendi haklı gerekçeleriyle Ysk da pusulaları bekleyebilir bu en demokratik hakkı ben zaten bunları kastetmiyorum. Kin ve nefret saçan dili geride bırakalım ve komşu olarak akraba olarak aynı ülkenin ait olmaktan şeref duyduğumuz vatandaşı olarak hayatlarımıza geri dönelim.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun da dediği gibi :

“ Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz.”

Fatih DEMİREL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir