“Başkan; Ay sonunda, bana ne kadar kazandıracaksın?”

Paylaşın:

“Başkan; Ay sonunda, bana ne kadar kazandıracaksın?”

Düşünün.

Türkiye’de belediyecilik devrimi gerçekleştiğinden bu yana; Partisi, anlayışı, düşüncesi ne olursa olsun; Hangi belediye başkan olmuş kişi, rutin hizmetleri gerçekleştirmedi?

Bütçeleri ile orantılı olmak kaydı ile; Asfalt dökmeyi bilmeyen, ya da herhangi bir gerekçe ile oluşmuş bir çukuru kapamayı, bozulan asfaltı yamamayı beceremeyen, belediye kaldı mı?

Patlayan su borusunu tamir etmekten imtina eden, ihtiyaç halinde, yeni borular döşemek için, kara kara düşünen kaldı mı?

Çöpü kaldırmayı öncelemeyen, çamur, yağmur ve kar ile mücadele etmeyen, belediye var mı?

Her çap ve boyutunun, standartları tüm dünyada sıradan bilgi haline gelmiş, her gelişmenin de paylaşıldığı;  “asfaltın, trotuarın, park ya da bahçenin, kanal açmanın, yol çizgilerini belirginleştirmenin, stabilize yol açmanın,” kısacası;  sıradan belediyecilik faaliyetlerinin nasıl yapılacağını bilmek için, (farklı bir niyeti yok ise)  herhangi bir partiden ya da bağımsız olan, şahsı sıradan bilgilerle donanmış,  bir belediye başkanının bile; “Çöp, çukur, çamur belediyeciliği” yapamaması artık mümkün değil. Bir belediye başkanının rutin hizmetleri yapmakla övünmesi de, kendini tatminden ve aynaya konuşmasından başka bir şey de ifade etmemektedir. Artık, dünya örneklerini inceleterek, inceleyerek, kopyalanan-geliştirilen işlerde, ek bütçe ya da, bütçe harici yeni kaynaklarla, beldenin gelişmesine katkıda bulunmanın yanında; Belediye sınırları içerisinde yaşayanların, kazançlarının arttırılması; “Belediyenin yaptığı ihalelerin karına, halkın ortak edilmesi gerekmektedir.” Bunun gerçekleştirilmesinin yolu da; Halkın, “ belediyeye iş ortağı” olmasıdır.

Bu model;

Yüzde 10’u, belediyeye veya iştiraklerine ait olacak şekilde kurulacak olan, bu şirket hisselerinin, yüzde 90’ lık bölümü de; –Her hane ve her iş yerine, 1 kuruş karşılığında ve bir hisse- olacak şekilde,  halkın sahip olması sağlanması ile, halkın denetimini de aktifleştirecek olan; Halk Denetim şirketi – HD – hayata geçirilmiş olacak, her haneye de, bu resmi ortaklığın belgesi niteliği de olan, banka kartı özelliği de taşıyan; “Ortaklık ve aidiyet kartı” verilerek sistem aktive edilebilmektedir. Bu şirket, belediye tarafından ihale edilecek olan, mal ve hizmetlerin alımı ya da yapımının gerçekleşmesinde, (özel sektör ile birlikte) – iş ortağı olarak-  katkıda bulunabilecek, halkın kazanma dönemi de, bir ucundan başlamış olacaktır. Böylece;  İhale yetkilileri, siyasiler ;  “Yüzde 10 alıyor- 15 alıyor – 20 alıyor” gibi dedikodu ve iftiraların, önü kesileceği gibi, belediye hizmet ve satın almasını oluşturan toplam bütçenin, yüzde 15-20 ye yaklaşan bir bölümü, resmen halkın ortak olacağı; – HD – şirkete ait olabilecektir.

Mesela; İstanbul büyükşehir belediyesinin, toplam bütçesinin 10 milyar doları aştığını düşünürseniz, ilçe belediyeleri ve il özel idaresi ihalelerini bu sistem dışında iken ile bile, halkın ortak olabileceğini belirttiğimiz bu şirket vasıtası ile, halkın payı olarak; Yılda yaklaşık 1 milyar dolar kalabilecek demektir. 5 yıllık dönemde ise, halkın cebine 5 milyar dolar girmesi ve belediyenin cebinden de ekstra 1 kuruş çıkmaması anlamı taşıyacaktır. Bu yöntemle halk, başkan adayına, başkanına;

“Bana bu ay kaç lira, bu yıl kaç lira kazandıracaksın?” diye soracak.

Yazar: Cevdet TELLİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir