BABAMA

Paylaşın:

BABAMA

Baba .

Ağız dolusu söylemek, söyleyebilmek ne büyük bir lütuf. 2000 li yıllarda her korktuğumda yanına koştuğumda mı, salıncakta beni en yükseğe uçurduğunda mı seni bu kadar çok sevdim? Bilmem ki hangi ara. Kalbimin özgürlüğü, ucu bucağı senin mekânın. Başıma kondurduğun o kimsenin görmediği varlığını sadece ikimizin bildiğim taç ile şu dünyanın en güzeli bendim. Adı sen, cismi sen olan babam vardı. Bunun şükrü nasıl eda olur ki yaratana, ömrümü bir merhamet timsali ile kuşatmıştı. Bir gün büyüdüm duruldu oyunlarımız. Düştüm kimi zaman affedemedim kendimi sırf bu yüzden, sense bana düşmenin bazen dimdik durmaktan daha evla olduğunu öğrettin. Bir gün daha büyüdüm bana Hakk’ı öğrettin, hakikati öğrettin. Davası olmayanı bu diyardan güderler davasız yaşanmaz dedin. Büyüdüm yine, istemeden de olsa büyüdüm. Ve çok zaman uzaklara gittim, gözlerimin dolusunda sarıldıkça sarıldım sana.

Oradan buraya buradan şuraya derken, evrildim. Evrildim amma hep seni tekrar ettim. Yürüyordum, vallahi gölgen adımlarıma değmeseydi bu yolu bitiremezdim.  Bir cuma günü bomboş geçince dilim kelimeleri. Anladım bizim evde bayramdı her cuma. Senin sarf ettiklerinle kelimeler dolar taşar avuçlardan akardı semaya. Zihnimi dürtüp durdu öğrettiklerin. İnsanları güzel sevmeye, sadakate ve sıhhate seninle bir köşe buldum oturtacak. Velhasıl kalbimin adabı senden idi baba.

Evvel refik bade’l tarık diyende biliyor, biliyor ki söylemiş. Rab yol, yoldaş ise baba idi cihanda.

Şeymanur ARICI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir