21. Yüyzyılda Yerlilik Ve Millilik

Paylaşın:

21. YÜZYILDA YERLİLİK VE MİLLİLİK

 

            Her çağ, her yüzyıl getirdiği teknoloji ve götürdüğü adetlerle birlikte hayatımıza yeni kavramlar, yeni davranışlar ve yeni ruh halleri kazandırıyor. Son iki yüz yıldır ise bu ruh devinimleri daha bir hızlı şekilde tebdil etmeye başladı. Zira sanayi devrimi ile başlayan üretim ve tüketimdeki devasa hızlanma hayatımızın değişim sürecini de kısalttı. Bize bugün hayal gibi gelen şeyler on yıl gibi kısa bir süre içerisinde kavuştuğumuz ve hatta içselleştirmiş dahi olduğumuz şeyler olabiliyor.

     21. YÜZYIL BAŞKA

 

             İnsanlık belki de bu hızlı değişime yeni alışırken 21. yüzyıl yepyeni kavramlar ile geldi, geliyor. Yapay zeka, suni canlılar, homo deus (tanrı insan), ölümsüzlük, cinsiyetsizlik ve daha öğrenemediğimiz birçok şey…

            Önceki dönemlerde gelişen sanayi ve teknoloji insanlığı hızlandırdı. Ancak 21. yüzyılın yeni kavramları bizzat “insan” kavramı üzerinde dönüyor. Tanrı ve fıtrat mefhumlarına sahip olmayan bir aklın projesi olarak insanlığa “dayatılan” bu projeler ile insan, bildiğimiz yapısından uzaklaştırılmaya, dönüştürülmeye ve değiştirilmeye götürülüyor.

            EKİNLERİ VE NESİLLERİ BOZAN AKIL

 

             Bakara Suresi’nin 205. ayetinde mealen “Onlar başa geçtiğinde ekinleri ve nesiller ifsad ederler (bozarlar)” buyuruluyor.  “Ekinleri bozmak” dendiğinde hepimizin aklında GDO’lu, ilaçlı ürünler canlanmıştır. Ancak nesillerin bozulması ile kastedilen ne olabilir ki?

   İşte burada da aklımıza 21. yüzyılın “insan” kavramı üzerinde dönen gelişmeleri geliyor. Anne karnında genetiğine müdahale edilerek iki babalı bir anneli çocukların dünyaya getirilmesi, cinsiyetsiz insan projeleri gibi çalışmaların yapılması aile, insan, fıtrat ve yaratılış kavramlarına doğrudan tacizde bulunuyor.

          BU ÇAĞIN DİRENİŞ HATTI

 

            Her çağ ve devirde insanlığa musallat olan bir eşkıya bulunuyor. Kimi zaman bir Moğol akıncısı, kimi vakit bir Nazi ırkçısı, bazen de bir Amerikan askeri… Geçtiğimiz devirlerde “millilik”, “yerlilik” bu insanlara karşı devlet ve vatanı silahla, topla ve kimi zaman -nadiren- kalemle direnişten ibaretti.

             Ancak yukarıda anlattığımız üzere 21. yüzyılda akınlar fıtratımıza, yaradılışımıza ve biyolojimize yönelik. Dolayısıyla düşmana göre değişen savunma biçimlerimiz bu çağın, bu taarruzlarına karşı böyle bir cephede konumlanmak ile gerçekleşebilir. Bu çağın millisi, bu çağın yerlisi bu projeleri gören, nedenleri, nasılları ve sonuçlarını okuyan, ardından teknolojiyi yerli bir akılla insanlığın, yani bozulmamış insanlığın hizmetine veren kişidir.

            Teknoloji gelişmiyor, geliştiriliyor. Teknolojiyi geliştiren akıl bunu bir ideolojinin hizmetinde kullanmak üzere geliştiriyor. Atılması gereken adım,  teknolojiyi tahakküm aracı olarak kullananlara karşı, o teknolojiyi insan ve tabiatın hizmetine sarfetmekdir. Bunu yapmanın yolu, teknolojinin düşmanı olmak değildir. Tam aksine teknoloji ve bilimi yakından takip etmek, ancak tüm bunları bilinçli tüketip doğru yere kanalize edebilecek aklı geliştirmektir. Bu akıl, teknolojiyi ifsada kullanan şeytani akla karşı olarak, Anadolu’da mevcut olan Rahmani akılın ta kendisidir.

 

Özgür DURASI

One Reply to “21. Yüyzyılda Yerlilik Ve Millilik”

  1. Anadolu’da hangi gençte teknolojiyi doğru yönde kullanacak akıl var. Her biri ellerindeki telefonu bir bilgiye erişmekten başka herşey için kullanıyor en basitinden. Sizin dediğiniz gibi teknolojiyi doğru yönde kullanmak için eğitim sistemi gözden geçirilmeli genç nesillerimiz bilinçlendirilmesi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir